KPSS Türkçe Deneme Sınavı 16
Tebrikler - KPSS Türkçe Deneme Sınavı 16 adlı testimizi başarıyla tamamladınız.
Sınavda size %%TIME_ALLOWED%% saniye verildi %%TIME_USED%% saniyede sınavı tamamladınız.
Bu sınavda soruların %%TOTAL%% soruya karşılık, %%SCORE%% doğru %%WRONG_ANSWERS%% yanlış cevap verdiniz.
Sınavdan aldığınız puan: %%PERCENTAGE%%
Sınav sonucunuz hakkındaki değerlendirmemiz: %%RATING%%
Soru 1 |
sinema - müzik | |
tiyatro - ses | |
edebiyat - fikir | |
televizyon - söz | |
radyo - sanatçı |
Soru 2 |
Dile şiirde kendine özgü bir etkileyicilik ve tatlılık kazandırdıkları | |
Dile şiirde ilgi çekicilik kazandırdıkları | |
Dili şiirde kuruluktan çıkararak, dile doğallık kazandırdıkları | |
Dili şiirde dar bir çerçeveden çıkararak geniş okuyucu kitlesine ulaştırdıkları | |
Dile şiirde anlaşılırlık kazandırdıkları |
Soru 3 |
Aydınlık fikirlerle yol gösteren | |
Halk sanatında etkin olarak söz sahibi olan | |
Etkili eserler ortaya koyan | |
Halk sanatında yeni tarzlar üreten | |
Halk sanatı geleneğine sahip çıkan |
Soru 4 |
kavramlar - Dans etmek mi kazandırıyoruz ona | |
çerçevelerde - Kitap okumak mı kullanıyoruz onu | |
alışkanlıklar - Müzik dinlemek mi kazandırıyoruz | |
kılıklara sokuyoruz - Vakit geçirmek mi onu | |
içerikler buluyoruz - Kafa dinlemek mi ona |
Soru 5 |
Bilgelik hayatı sever; güzelliği, zaferi ve sağlığı sever, (öznellik) | |
Doğuştan iyi ve akıllı olan ruhlar aynı adımlarla yürürler ve davranışlarında erdemli bir ruhu temsil ederler. (Saptama) | |
Deneme kelimesini yeni bir edebiyat türüne ilk defa ad olarak koyan Montaigne olmuştur. (Tanımlama) | |
Mektup türünde diğer edebî türlere göre daha yetenekli olduğumu söylerler. (Karşılaştırma) | |
Toprak kulübeler ve kerpiç duvarlarla önümüzü kesen bu yemyeşil köy, yolculuğumuzun ilk du rağıydı. (Betimleme) |
Soru 6 |
I. cümlede şairle ilgili bir eleştiriden söz edilmiştir. | |
II. cümlede eleştirilen hususla ilgili örnek verilmiştir. | |
III. cümlede aşk, ölüm ve özlem gibi duygularla ilgili açıklama yapılmıştır. | |
IV. cümlede eleştirilen hususa ilişkin çözüm yolu belirtilmiştir. | |
V. cümlede değerlendirme yapılmıştır. |
Soru 7 |
I. cümlede gelgit olayına ilişkin bir tanımlama yapılmıştır. | |
II. cümlede gelgit olayının sonucu belirtilmiştir. | |
III. cümlede bir saptama yapılmıştır. | |
IV. cümlede gelgit olayının canlıların yaşamı üzerinde yarattığı bir zorunluluk dile getirilmiştir. | |
V. cümlede gelgit olayının canlılara verdiği zararların neler olduğundan söz edilmiştir. |
Soru 8 |
I | |
II | |
III | |
IV | |
V |
Soru 9 |
Dün itibarıyla PTT'ye iş başvurusunda bulundum. | |
Guruba karşı seninle oturup sohbet etmeyi ne özlemişim. | |
Bir takım olayların gerçekleşmesinin önüne geçmek imkânsız artık. | |
Sınavın 12 Kasım’da yapılacağını yeni öğrendim. | |
Ağrı Dağı ile ilgili efsaneyi dinlediğimde çok etkilenmiştim. |
Soru 10 |
Hayatında bunlardan başka hiçbir şey yoktu: Testler, sorular, çalışma kâğıtları.. | |
Biz gördük, o da gördü ama hiç sesimizi çıkaramadık. | |
En son “Kuşlar Yasına Gider”i böyle ağlamıştım. | |
Asyalı’ların bu duygusallığı, bütün sanat eserlerinde hissedilmekte. | |
Bize: “Ne fısıldaşıyorsunuz bakalım orda?” diye sordu gülümseyerek. |
Soru 11 |
Soru 12 |
Sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır. | |
Bir umuttun bir misillemeydin yalnızlığa. | |
Hele de yitik ekmekler gibi ayrılık türküleri. | |
Ve çarpıntılı yüreğim saçlarının akıntısında. | |
Helâl sofralar donatan gönlüme ne diyeceğim. |
Soru 13 |
İyi kötü bir ağırlığımız var mahallede, onu da bozmayalım. | |
Dışarıda fazla dolaşmayın, burası köy yeri, laf söz olur. | |
Uzaktan tek tük ışıklar seçiliyordu, hemen yolumuzu değiştirdik. | |
Unutulmaz bir film sahnesinde adam deste deste paraları, yüksek bir binadan savuruyordu. | |
Deniz kenarından topladığı irili ufaklı taşlardan öyle güzel eşyalar yapmış ki, şaşarsın. |
Soru 14 |
Bazı insanların davranışları öyle çelişkilidir ki, aynı insan tarafından ortaya konmuş olmaları imkânsız gibi görünür. | |
Varlığına bir yön belirlememiş olanların hareketleri detaylı olarak düzenlenemez. | |
Kitap; kendimizi tanımak, iyi yaşayıp iyi ölmeyi öğretecek bilgiyi aramak için okunmalı. | |
Yalnız yaşamayı başarabildiğim için, dolayısıyla O memnuniyetimin kendimden başka hiçbir şeye bağlı olmadığını erken fark ettiğim için övünü yorum kendimle. | |
Şan şöhret için olmadık işler yapanlardan akıl, fikir, izan beklenmemeli. |
Soru 15 |
öğretmenin yalnızca konuşmasını ve üretmesini değil, yeri geldiğinde çocuğu dinlemesini de isterdim. | |
Öğretmenin çocuğun gidişatını görmek için, onu önden yürütmesi gerekir. | |
Böylece imkânları dâhilinde çocuğun seviyesi ne ne derece inebileceğini görmesi iyi olur. | |
Çocuğun sadece ruhunun değil, kaslarının da güçlendirilmesi gerekir. | |
Çocuğun kişisel özelliklerini, kabiliyetlerini ön ceden bilmeyen bir öğretmen, ders anlatırken çocuğun seviyesine inemez. |
Soru 16 |
Romanlarında kahramanlarının gerçekçi oluşu uzun yıllar ilgiyle okunmasına yol açmıştır. | |
Bazı eserler vardır ki hiç okunmadıkları, büyük bir değer taşımadıkları hâlde, şaheser sayılır. | |
Bugün edebiyat kitaplarımızı yeniden gözden geçirmek, düzenlemek gerekmektedir. | |
Bazı edebiyat tarihleri, basmakalıp yargıları tekrarlayıp dururlar. | |
Edebiyat kitaplarımızda tarih görüşünün yerini sanat görüşü almalıdır. |
Soru 17 |
Üniversitenin açılış töreninde mezun bir öğrenci de konuşma yapacakmış. | |
Akşam yürüyüşünü yemekten bir süre sonra yapsanız iyi olur. | |
Üniversitedeki yemek artıkları çöpe değil, hayvan barınaklarına verilecekmiş. | |
Hem iş aradığını söylüyor hem de hiçbir işi beğenmiyor. | |
Bu akşam amcamlara değil, halamlara gidecekmişiz. |
Soru 18 |
Ölçüsüz ve kafiyesiz şiire karşıdır. | |
Zengin bir kültürel birikime sahiptir. | |
Benzetmeleri, dikkat çekici ve özgündür. | |
Şiirleri kolayca anlaşılamamaktadır. | |
Şiirinde gelenekten de yararlanmıştır. |
Soru 19 |
Bence edebiyat eğitiminde en önemli şey okuma isteği uyandırmaktır. | |
Bence nefis bir yemeğin bile yenilebilmesi için insanın isteğinin olması lazımdır. | |
Bence kültür konusunda da istek önemli bir rol oynar. | |
Bence bu söz edebiyat eğitiminde rehber olacak bir değer taşır. | |
Bence, edebiyat kitaplarında çocuk ve gençlerde istek uyandıracak pek az parça var. |
Soru 20 |
Edebiyat kitapları yeni bir bakış açısıyla hazırlanmalıdır. | |
Öğrencilere edebî bilgi verilmesinden çok edebî zevk kazandırılmalıdır. | |
Edebiyat kitaplarına alınan metinler edebî ba kımdan güçlü olmalıdır. | |
Edebiyat dersinde şair ve yazarların adlarının geçmesi gereksiz olduğu için bu uygulamadan vazgeçilmelidir. | |
Edebiyat derslerinde kuru edebiyat bilgileri verilmemelidir. |
Soru 21 |
Yayımcıların kıymeti, yazarlara göre daha az takdir edilmektedir. | |
Kimi okurlar, fikirlerini beğenmeseler de düşüncelerini cesurca dile getiren yazarları takdir eder. | |
Yazarlar, kimi zaman, eserlerini bastırmakta güçlük çekmişlerdir. | |
Bir eserin basımından yayımcılar, yazarlara göre daha büyük kazançlar elde eder. | |
Kimi edipler yazdığı eserlerle fikir mücadelesi verirler. |
Soru 22 |
Şair Baudelaire’in aynı zamanda çok iyi bir resim eleştirmeni olduğuna | |
Eleştirmenin eleştirdiği eseri ortaya koyabilecek özelliğe sahip olması gerektiğine | |
Eleştirmenin, eleştirinin meslek olarak görüldüğü yerlerde yetişebileceğine | |
Eleştirmenin yetişmesinde düşünce ve sanat akımlarının etkili olduğuna | |
Eleştirmenin geniş kültürlü ve çalışkan olması gerektiğine |
Soru 23 |
Zaman kavramı hem felsefecileri hem de fizikçileri ilgilendirmektedir. | |
Çok eskiden beri tartışılan kavramlardan biri zamandır. | |
Tartışmanın özünü zamanın nesnel mi öznel mi olduğu oluşturur. | |
Zihinsel bir deneyim ve farkındalık durumu olması zamanın nesnel olduğunu gösterir. | |
Zaman, sadece gözle görülebilir ve ölçülebilir bir şey değildir. |
Soru 24 |
Edebiyatçılarımız kaynak bulma ve onlardan yararlanma | |
Edebiyatımızın yeterince gelişmemesinin sebebi Batı'yı taklit etmesidir. | |
Edebiyatçılarımız yük eserlerden beslenmelidir. | |
Edebiyatımızın hem divan yatından yararlanması gerekir. | |
Edebiyatçılarımız yeterince kitap okumamaktadır. |
Soru 25 |
Türkçede aydın kelimesinin açık ve net bir karşılığı yoktur. | |
Aydın kelimesi yabancı bir kelimeye karşılık olarak kullanılmaktadır. | |
Her okumuş, bilgi dağarcığı zengin kişi aydın değildir. | |
Aydın, ele aldığı konuları derinlemesine araştıran bir kişiliktir. | |
Aydın, başkalarından önce kendi fikirlerine önem veren bir insandır. |
Soru 26 |
25 ve 26. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Türkçede ''aydın'' kelimesi çok genel ve belirsiz bir mana taşır. Örneğin, hangi seviyede bilgili ve okumuş insana aydın diyoruz? Sadece adı ve sıfatı vermek doğru mudur? Soruları daha da çogaltabiliriz. Biz bu kelimeyi Fransızca “intellectuel ”kelimesinin karşılığı olarak kullanıyoruz. Fakat, Fransızca manasına göre aydın, sadece belirli bigilere sahip bir kimse değil, düşünceyi alışkanlık haline getiren, peşin kabulleri olmayan, herşeyin aslını araştıran bir şahsiyettir. Onun belirli bilgileri ve inançları olabilir, fakat o, bunların efendisi değil, kölesidir. Aydın, başkalarından önce kendi kendisine karşı hür olan insandır.
Aydının başkalarına karşı kendi özgürlüğü daha önemlidir. | |
Aydın, her şeyden önce kendi fikirlerinin esiri olmamalıdır. | |
Aydın, öncelikle kendi, sonra da başkalarının özgürlüğünü düşünmelidir. | |
Aydın için özgürlük her şeyin önünde olmalıdır. | |
Aydın, her şeyden önce kendisine karşı dürüst olmalıdır. |
Soru 27 |
Buket, İstanbul’da otobüsten inmiştir. | |
Deniz, Burdur’da otobüsten inmiştir. | |
Fuat, ikinci otobüse binmiştir. | |
Ayla ve Erhan, aynı otobüse binmişlerdir. | |
Buket ve Cenk farklı otobüslere binmişlerdir. |
Soru 28 |
Deniz, ikinci otobüse binmiştir. | |
Erhan, Kocaeli’de otobüsten inmiştir. | |
Fuat ve Gizem, farklı otobüslere binmişlerdir. | |
Buket ve Deniz aynı otobüse binmişlerdir. | |
Ayla ve Cenk aynı otobüse binmişlerdir. |
Soru 29 |
Cenk | |
Deniz | |
Erhan | |
Fuat | |
Gizem |
Soru 30 |
27 - 30. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız. Ankara anda şehirlerarası otobüs terminalinden, aynı anda iki ayrı yolcu otobüsü hareket etmiştir. Birinci otobüs, sırasıyla, Afyon, Burdur, Antalya'ya, ikincisi ise sırayla, Bolu, Kocaeli ve İstanbul'a gitmiştir. Ayla, Buket, Cenk, Deniz, Erhan, Fuat ve Gizem bu şehirlere gitmek üzere otobüslere binmişlerdir.
Bu durumda bindikleri otobüsler ve hangi şehirde otobüsten indikleriyle ilgili olarak bilinmektedir.
* Ayla, Afyon'da otobüsten inmiştir.
* Cenk ve Erhan aynı otobüse binmişlerdir ve Cenk, Erhan'dan önce otobüsten inmiştir.
* Fuat, otobüsün ulaştığı ilk şehirde otobüsten inmiştir.
* Gizem, otobüsün ulaştığı son şehirde otobüsten inmiştir.
* Antalya hariç, her türlü otobüslerden birer kişi inmiştir.
* Antalya'da iki kişi otobüsten inmiştir.
Ayla | |
Cenk | |
Erhan | |
Fuat | |
Gizem |
| Liste |



Cevap Bırak