KPSS Türkçe Deneme Sınavı 15
Tebrikler - KPSS Türkçe Deneme Sınavı 15 adlı testimizi başarıyla tamamladınız.
Sınavda size %%TIME_ALLOWED%% saniye verildi %%TIME_USED%% saniyede sınavı tamamladınız.
Bu sınavda soruların %%TOTAL%% soruya karşılık, %%SCORE%% doğru %%WRONG_ANSWERS%% yanlış cevap verdiniz.
Sınavdan aldığınız puan: %%PERCENTAGE%%
Sınav sonucunuz hakkındaki değerlendirmemiz: %%RATING%%
Soru 1 |
“Toplumda insanlar arası güvensizlik, iletişimsizlik ve bencillik artarak devam ediyor. İnsanlar arasındaki uçurum her gün artıyor. Bu tablo karşısında derin bir ümitsizliğe düştüğümüzde bazen öyle İnsanî olaylarla karşılaşıyoruz ki birdenbire yüreğimizdeki kireçler çözülüyor: umutsuzluklar çiçek açan umutlara dönüyor. Bir sanatçımız için düzenlenen konser de bunlardan biri. Amansız bir hastalığa yakalanan bu müzisyeni iyileştirmek, onun tedavi masraflarını karşılamak için bütün müzisyen arkadaşları seferber olmuşlar.”
Bu parçada altı çizili sözün cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisinde vardır?
Toplumda değersizleştirilen çoğu değer yargısı, aslında kültürel açıdan oldukça önemli rol oynamaktadır. | |
İletişim çağındaki insanlar, birbirine karşı kayıtsız davranıyor. | |
Çoğu değer yargısının azalmasına karşın bazı İnsanî değerler, çeşitli sebepler karşısında yeniden çiçek açabiliyor. | |
Yaşantı içerisinde kanıksadığımız çoğu durum, aslında bizi sandığımızdan daha fazla yalnızlaştırıyor. | |
İnsanı diğer canlılarda farklılaştıran değer yargılarımız, gün geçtikçe azalmaktadır. |
Soru 2 |
Endüstri sonrası toplumlarda insan gücünün yerini büyük ölçüde makineler almış, nitelikli insan gücü ile teknolojik gelişmelere katkıda bulunacak ihtiyaç duyulmuştur. Bu durum da yüksek eğitim veren kurumların önemini — .
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
beyin gücüne - arttırmıştır | |
insan duygularına - arttırmıştır | |
birtakım düşüncelere - azaltmıştır | |
bazı tecrübelere - yükseltmiştir | |
fiziksel güce - arttırmıştır |
Soru 3 |
I. farklılıklar zaman içinde, canlılarda çeşitlilik II. benzerlikler, farklılıklardan oluşan sınıflar III. ve türler, gezegenimizin canlılık yapısını geliştirmiştir IV. bir mikroorganizmanın gelişim ve değişiminin gösterdiği V. oluşturmuş ancak bu çeşitlilik arasındaki
Yukarıdaki sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında, hangisi Mk sırada yer alır?
I | |
II | |
III | |
IV | |
V |
Soru 4 |
Çin'in Wuhan kentinde Corona virüsü dolayısıyla mahsur kalan Türk vatandaşlarını tahliye etmek üzere gönderilen Türk Silahlı Kuvvetleri kargo uçağı, Wuhan’da bulunan Türk vatandaşlarından 42’si ile birlikte Ankara’ya döndü.
Bu cümleden aşağıdakilerden hangisine kesin olarak ulaşılabilir?
Tahliye edilen yolcuların sıkı bir sağlık taramasından geçirildiğine | |
Corona virüsünün ilk defa Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıktığına | |
Türkiye'ye getirilen yolcuların bir süreliğine Ankara’da karantina altına alındığına | |
Corona virüsünün insanların topluca ölümüne yol açabilecek, tehlikeli bir virüs olduğuna | |
Tahliyeden önce Çin’in Wuhan kentinde bulunan Türk vatandaşı sayısının 42’den fazla olduğuna |
Soru 5 |
Şiir, söylemekten çok, bir susma işidir; işte o sustuğum şeyleri romanlarımda anlatırım.
Yukarıdaki sözleri söyleyen bir sanatçının aşağıdakilerden hangisini söylemesi beklenmez?
Şairin amacı, duyuşta ve söyleyişte yalınlık olmalıdır ve bu yüzden şiirin doğallaşmasını engelleyen söz ve anlam sanatlarına gerek yoktur. | |
Mümkün olduğu kadar kapalı âlemler olmasını istediğim şiirlerimin anahtarlarını roman ve hikâyelerim verir. | |
Dilin şiire karşı tutumu, düzyazı ve konuşmaya olan tutumundan çok başkadır. | |
Şiirlerimi okuyanlar anlamak istediklerini anlar, romanlarımı okuyanlar ise anlatmak istediklerimi. | |
Şiir için açıklığı vazgeçilmez bir öge olarak almak, şiiri; roman, tarih, felsefe, söylev gibi türlerle karıştırmak demektir. |
Soru 6 |
Beyler, ölümden korkmuyorum; vakti gelince ölmesini de bilirim. Tanrı şahidim olsun ki öleceğimi hissettiğim gece yine avuç açacak ve Tanrı’ya övgüler olsun diyeceğim.
Yukarıdaki parçada aşağıdaki ses olaylarından hangisi yoktur?
Ünlü düşmesi | |
Ünlü daralması | |
Ünlü türemesi | |
Ünsüz benzeşmesi | |
Ünsüz türemesi |
Soru 7 |
(|) Okuma zevki, kişinin kendi düzeyine ve eyj|j. mine uygun romanların özenle yazılmış olanlarım okumasıyla gelişir. (II) Okuma tiryakiliği romanla roman tiryakiliği de iyi polisiye romanlarla baş|ar’ (III) Edebiyat öğretmeni olsam hiç roman okumamış bir çocuğa önce neyi okumasını önerirdim biliyor musunuz? (IV) Gaston Leroux’un Sarı Odanın Esrarı’nı... (V) Birkez o zevk alınınca arkası çorap söküğü gibi gelir.
Yukarıdaki numaralanmış sözcüklerden hangi, sinde yazım yanlışı yapılmıştır?
I. ve III. | |
II. ve III. | |
l. ve V. | |
II. ve IV. | |
IV. ve V. |
Soru 8 |
İnsanın canını sıkacak kadar temiz, parmaklarını çıtlatsan rahatsız edecek kadar sessizdi oda ( ) Dünyanın neresinde ( ) hangi hastanesinde duysanız tanıyabileceğiniz bu hastalık kokusuna ( ) girip çıkan hemşirelerin parfüm kokusu karışıyordu. Yatağın bir yanında üzerine beyaz plastik boya çekilmiş komodin, diğer yanında plastik bir sandalye ( ) Tam karşıda ise renkleri solmuş, eskimiş üçlü bir koltuk vardı.
Bu parçada ayraçlarla ( ) belirtilen yerlere aşağıdakilerin hangisinde verilen noktalama işa retleri sırasıyla getirilmelidir?
(.) (,) (,) (...) | |
(...) (.) (,) (...) | |
(...) (;) (,) (!) | |
(.) (?) (;) (!) | |
(.) (,) (:) (...) |
Soru 9 |
Bizi oldukça zor bir dönemimizde yalnız bırakmamanız, unutamayacağım bir davranıştı.
Cümlesiyle öğeleri ve öğelerinin dizilişi bakımından özdeş olan cümle aşağıdakilerin hangisidir?
Atatürk, ulusuna kişilik kazandırmak için ulusal kültür kaynaklarına yöneldi. | |
Dilini, düşüncesini yaratan bir ulus; kendi kafasını da yaratmalıdır. | |
Onlar; ezimlerin, kıyımların, insanoğluna acı çektirmenin utancını yaşıyorlardı. | |
Folklor, geçmişi yüz elli yıla yaklaşan bir bilim dalıdır. | |
Edebiyatın getirdiklerinin düşünülmesi, hepimizi mutlu ediyor. |
Soru 10 |
(1) Teknoloji ve iletişim sistemlerindeki gelişmeler, bilgisayarların günlük yaşamımıza neredeyse tamamen girmiş olması, yaşam standardımızı yükseltiyor. (II) Öte yandan birçok sağlık sorununu beraberinde getiriyor; ofis ortamlarında sıkça karşılaşılan bel, boyun, bilek rahatsızlıkları ergonomik olmayan ortamlarda çalışma sonucunda artıyor. (III) Bu sağlık problemleri, çalışılan işe bağlı olarak ortaya çıktığında mesleki kas ve iskelet sistemi hastalıkları olarak tanımlanıyor. (IV) İş yerinde tekrarlaman, zorlamalı hareketler, vücudun sağlıksız pozisyonlarda kalması ve diğer eksiklikler, bu hastalıklara yol açıyor. (V) Bu yüzden fiziksel koşulların yanı sıra kullanılan bilgisayar yazılımlarının bile kişiye uyumlu olması öneriliyor.
Yukarıdaki cümlelerle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
I numaralı cümlede ortak tamlananı olan isim tamlaması vardır. | |
II numaralı cümle öznesi ortak sıralı cümledir. | |
III numaralı cümlede farklı türlerde fiilimsiler vardır. | |
IV numaralı cümlede anlamca kaynaşmış bileşik fiil vardır. | |
V numaralı cümlede farklı yapılarda sözcükler vardır. |
Soru 11 |
Bir Kızılderili kabilesinin (I) üyeleri, inandıkları (II) tanrıya “Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap; eğer onu (III) yen
nersem utanç duymayayım.” diye (IV) yalvarmaktadır. Bu parçada altı çizili sözcüklerin türleri aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla verilmiştir?
isim - sıfat - zamir - fiil | |
sıfat - isim - sıfat - zarf | |
zamir - sıfat - zamir - fiil | |
isim - sıfat - zamir - zarf | |
zarf - zamir - sıfat - zarf |
Soru 12 |
Sanatçının öteki kitaplarında psikoloji, kahramanların ruh hâlleri ve gündelik hayatın altında kalan asıl yaşam da hep özel bir yere sahip olmuştur.
Bu cümlenin öznesinde aşağıdakilerden hangisi voktur?
Fiilimsi | |
İsim tamlaması | |
Zarf | |
Sıfat tamlaması | |
Bağlaç |
Soru 13 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “adlaşmış sıfat” yoktur?
Dürüstler, ilk aşamada yorulur ama sonuçta onlar kazanır. | |
Çizgiliyi beğendiyseniz saralım; düz beyaz gömlek de güzeldi. | |
Yoksullara bizler gibi sîzler de yardım etmelisiniz. | |
Tuzluları, tatlılarına göre daha iyiydi, bu pastanenin. | |
Aynaydın da sen artık o sadece yansıtıyordu senin aynalığını sana. |
Soru 14 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “-ki” eki, ilgi adılı göreviyle kullanılmıştır?
Yalnız duyduklarımı yazsaydım ötekilerinden farkım kalır mıydı? | |
Kendininkilerini diğer şairlerin yazdıklarından üstün görüyordu. | |
Perdenin arkasındaki yıldızlar göz kırpıyordu, bana. | |
Bendeki sabır dağlarda taşlarda yoktur. | |
Terör konusundaki gelişmeleri size aktaracağız. |
Soru 15 |
(I) Yenebilir otlar, tarih öncesi dönemlerden beri Anadolu halkının beslenmesinde önemli bir yere sahiptir. (II) Bugün de pek çok yöresel yemeğin malzemesi arasında bu otlar vardır. (III) Ama maalesef bazı otlar güzelliklerinin vaat ettiği kadar masum değiller. (IV) Ne var ki bu tür otlar kısa ömürlüdür, uzak yerlere taşındığında çabucak bozulup kullanılmaz duruma gelir. (V) Bu yüzden, büyük kentlerde oturanlar doğanın bu görkemli hazinesinin önemli bir bölümünü süpermarketlerde bulamazlar. (VI) Ama bu konuda deneyimli bir çift göz, büyük kentlerin yeşil alanlarında bu bitkilerin bir bölümünü görüp tanıyabilir.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
II | |
III | |
IV | |
V | |
VI |
Soru 16 |
Yansıtılan gerçeklik kavramı yazar, düşünür ya da estetikçiler için başka başka anlamlar taşımıştır elbet. (I) Bundan ötürü bu öğretiyi açıklamak bir bakıma, gerçeklik kavramına verilen anlamları belirtmektir. (II) Genellikle gerçekliği yansıtma deyince belli başlı üç görüşle karşılaştığımızı söyleyebiliriz. (III) Birincisi sanatın görüngüyü olduğu gibi yansıttığı düşüncesidir (IV) İkincisi geneli ya da özü yansıttığını söyler. (V) Nihayet sonuncusu da sanatın ideal olan yansıttığına inanır.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci parça numaralanmış cümlelerden hangisiyle başlar?
I. | |
II. | |
III. | |
IV. | |
V. |
Soru 17 |
Bireylerin gündelik yaşam kalitelerini düşüren alzheimerın bugün sahip olduğumuz tıbbi bilgi, lerle tedavisi mümkün değil.
II. Alzheimer hastalığında bellek ve zihinsel yetj. ler açısından büyük önem taşıyan sinir hücreleri arasındaki bağlantılar bozuluyor ve beyin küçülmesi gerçekleşiyor.
III. Ancak kullanılan ilaçlar hastalığın ilerleme hızını kısmen yavaşlatıp hastanın daha rahat bir yaşam sürmesine olanak veriyor.
IV. Sonraki evrelerde ise dil sorunları, hesap yapma ve giyinme güçlükleri gibi zorluklar yaşamaya başlıyor.
V. Hastalığın ilk evrelerinde hasta randevularını unutuyor, bir gün evvel kendisini kimin ziyaret ettiğini veya ne yediğini hatırlamıyor.
Bu cümleler anlamlı bir paragraf oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan dördüncü olur?
I | |
II | |
III | |
IV | |
V |
Soru 18 |
I. Sait Faik’in “Haritada Bir Nokta” adlı öyküsü, birçok yazarın, yazılarında gönderme yaptığı benzersiz bir öyküdür.
II. Ayfer Tunç’a göre “referans öykü”dür.
III. Öykü, etkileyici bir sonla, etkileyici bir cümleyle biter: "Yazmasam deli olacaktım.”
IV. öyküde, Ada’ya yıllar sonra dönen ve artık yazmama kararı vererek Ada’da hiçbir şeye karışmadan yaşamak isteyen bir yazarın yeniden yazmaya başlayışı anlatılır.
V. Burada “deli olacaktım” sözü çok ilgi çekmişi ve bu öyküye birçok yazıda gönderme yapılmasının temel nedeni de bu olmuştur.
Yukarıda numaralandırılmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturabilmesi için hangi ikisinin birbiriyle yer değiştirmesi gerekir?
I. ve III. | |
II. ve III. | |
III. ve IV. | |
III. ve V. | |
IV. ve V |
Soru 19 |
Aladağ'ın ardında, uzun bir koyak var. Koyak baştan ayağa ormanlık. İçinden yüzlerce pınar kaynıyor. Dört yanlan naneli, pürenli, içleri çakıl taşlı, soğuk, aydınlık pınarlar. Pınarlardan su yerine aydınlık kaynıyor, oluklardan su yerine ışık şakırdıyor. Çok eski zamanlardan bu yana burası, Aladağ’ın ardı Türkmen’in, Yörüğün, Aydınlı Yürüğünün yaylağı. Çukurova ne zamandan bu yana bu insanların kışlağıysa o zamanlardan bu yana da Aladağ’ın koyağı bunların yaylağıdır.
Bu parçada kullanılan anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Açıklama | |
Tartışma | |
Öyküleme | |
Betimleme | |
Tanımlama |
Soru 20 |
“Yeni olsun, değişik olsun, aykırı olsun!” diyenlerden değilseniz, bugünkü ortamda “tutucu” diye damgalanabilirsiniz. Oysa yenilik, değişiklik, aykırılık birileri özlediği için değil, yaşam zorladığı için girilmiş yollardır. Toplumsal gelişmelerin çok hızlandığı, kültürlerin çözülüp yeniden biçimlendiği dünyamızda sanatlardaki yenileşme ve değişme gereksinimi, yaşamın karşı konulmaz baskılarından doğuyor, insanların yaşama biçimleri, değer yargıları, düşünüş tarzları değiştikçe sanat alanındaki alışkanlıklarından kopmaları da kaçınılmaz oluyor.
Bu parçada özellikle vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Toplumların değer yargılarındaki hızlı değişime ayak uyduramayanlar, bunalıma düşerler. | |
Değişimden yana olmayan herkesi tutucu diye damgalamak yanlıştır. | |
Değişim, bireysel özlemlerden değiU yaşam şartlarının getirdiği dayatmalardan doğar. | |
İnsan,. tutucu damgasını yemek pahasına, olumsuz gelişmelere karşı koymalıdır. | |
Değişimin çok hızlı yaşandığı çağımızda, bütün bireylerin bu değişime ayak uydurması olanaksızdır. |
Soru 21 |
Afet İlgaz’ın romanı “Ermiş"ten söz etmek istiyorum size biraz. İşte yaz günlerimi dolduran roman. Arayış kelimesinin bu romana da yaraştığını söylemeliyim. Roman kahramanının kabuğunun çatlamasına kadar geçen süredeki fikir ve duyuş boyutunu bir o kadar da yaşanmışlıkla bezemiş Afet İlgaz. Evet arayış... Ege Bölgesi’nde bir köy... Yazlıkçılar... Bir kadın yazarın gün gün yaşadıkları, halk ve aydın kucaklaşması içinde o köyün hem günlük hem de rüyalı, efsaneli tablosu... Hayır, romanı anlatmayacağım. Herkes bu yazar kadının, bir bakıma eşyanın gerisinde ve ötesindekilere nasıl eriştiğini merak etmeli.
Bu parçada anlatılanlardan yola çıkarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Daha önce de benzer temalı bir roman okuduğuna | |
Romanda anlatılanların gerçeklik payı olduğuna | |
Romanın yaz aylarında kaleme alındığına | |
Kahramanın romanda geçen süre içinde düşünce ve duygu bakımından değişim geçirdiğine | |
Yazarın varlıkların görünen yüzlerinin dışında ve ilerisindeki mana boyutlarını ele aldığına |
Soru 22 |
Bir zamanların barbar Viking’lerinin, Avrupa’ya huzursuzluk veren savaşçı bir ırkın yurdu olarak bilinen İskandinavya, yoksullukla geçen yıllardan sonra, gösterdiği büyük ekonomik çalışma ve kalkınmayla, artık Avrupa’nın ileri ve gelişmiş bölgelerinden biri olmuştur. Tarih ve coğrafya bakımından kaderleri birbirlerine bağlıyken sonraları özgürlüklerine, kendi benliklerine kavuşan İskandinavya memleketleri, ekonomileriyle birlikte, sanatlarını ve bunun yanı sıra edebiyatlarını da geliştirdikçe daha kolay kabul ettirdiler kendilerini başka uluslara. Gerçi her birinin dili az bilinen, az konuşulan birer dil olmakla birlikte, zamanla onlar da kendilerini dünyaya tanıtacak sanat gücünü ve ortamını buldular. Özellikle, yoksulluk devirlerinde Avrupa’nın öteki memleketleriyle Kuzey Amerika’ya göç edenlerin çocukları, torunları, anayurtlarının edebiyatını tanıtmakta büyük bir çaba gösterdiler.
Bu paragrafta aşağıdakilerden hangisinden söz edilmemiştir?
İskandinavya’yı oluşturan ülkelerin ortak tarihlerinin olduğundan | |
İskandinavya ülkelerinin bir dönem ekonomik sıkıntı yaşadığından | |
İskandinav halkının azim ve çalışkanlıkları sayesinde bu ülkelerin tamamının ekonomik yönden dışa bağımlılığının hiç kalmadığından | |
İskandinavya’yı oluşturan ülkelerde konuşulan dillerin birbirinden farklı olduğundan | |
İskandinav ülkelerinin kendi edebiyatlarını oluşturduğundan |
Soru 23 |
“Ah bir zengin olsam..." bu şarkıyı herkes hatırlar. Hayatımızda birkaç -kere mırıldanmışızdır muhtemelen. İşte bu şarkı ünlü Fiddler on The R00f yani Türkçedeki adıyla Damdaki Kemancı müzikalindendir. Konusu 1905 yılı Rusya’sında geçen bu ünlü müzikal, ilk olarak Joseph Stein tarafından “Tevye ve Kızları” ismiyle kitap olarak yazılmış, 1964 yılında ise Broadway’de sahneye konmuştur. Müzikleri Jerry Bock, sözleri ise Sheldon Harnick tarafından yazılmıştır. Sütçü Tevye ve kızlarının fakir yaşamlarını anlatan müzikal kısa sürede tüm dünyada tanınır hâle gelmiştir. Uzun yıllar en çok izlenen Broadway müzikali olarak kalmıştır. Asıl ününü ise 1971 yılında yapılan sinema uyarlamasına borçlu olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Müzikalde kullanılan bir şarkının Türkçeye çevrildiğine | |
Müzikalde gerçek bir yaşam öyküsünün anlatıldığına | |
Müzikaldeki başarının ardından sinema uyarlamasının yapıldığına | |
Uzun yıllar Broadway’de gösterimde kaldığından | |
Eserin ilk hâlinin kitap olarak kaleme alındığına |
Soru 24 |
Kimyon ve hardal otundan üretilmiş parlak sarılar, taze ceviz kabuğundan damıtılmış yakıcı kızıl kahveler ve daha birçok renk... Hepsi de doğal yollarla elde edilir ve uzun yıllar parlaklığını korur. Türkiye’nin ulu dağlarını, sarp geçitlerini anlatan renkler, en az kendileri kadar etkileyici olan motif ve desenlerde boy gösteriyor. Muhabbet kuşu, koç boynuzu, yayla gülü ve hayat ağacı motiflerine canlılık kazandırıyor. Bütün bu renk ve desenlerin düğüm düğüm sıralandığı kilimlerse görmüş geçirmiş bir Anadolu bilgesi gibi sessizce duruyorlar. Kilimlerde savaş zamanının acı ve sıkıntılarını, umutsuz aşkları ve bunları dokuyan kadınların ruhsal durumlarını görmek mümkün.
Bu paragrafta aşağıdakilerden hangisinden söz edilmemiştir?
Kilimlere işlenen desenlerin bazı anlamlar taşıdığından | |
Kilimleri renklendirmede kullanılan boyaların ham maddelerinin doğadaki kaynaklardan elde edildiğinden | |
Kilimleri işleyen kişilerin, duygularını kilimler aracılığıyla dile getirdiklerinden | |
Kilimlerde hayvan, bitki motiflerinin yanında coğrafi şekillerin motiflerinin de bulunduğundan | |
Kilimlerin uzun yıllar dayanıklı olmasının sebebinin doğal malzemelerle üretiliyor olmasından |
Soru 25 |
25-26. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
(I) Anlatılmış olanı tekrar anlatmak, edebiyatta yeni bir şey değildir. (II) Yüzyıllardır anlatılagelen yığınla konu vardır. (III) Hatta klasik edebiyatın neredeyse tümü böyledir. (IV) Burada üzerinde durulması gereken, konu aynı olsa da her eserin tadının farklı olmasını sağlamaktır. (V) Bunu sağlayacak olan da sanatçının söyleyişidir. (VI) Bu sayede, insanların hiç de yabancı olmadığı, neredeyse anonim bir nitelik kazanmış hikâyeler her seferinde taptaze olarak çıkar karşımıza. (VII) Onlara bu tazeliği veren hiç kuşku yok ki sanatçının dilidir.
Bu parçada numaralandırılmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
I. cümlede kanıksama bildiren bir ifade içermektedir. | |
II. cümlede sürerlilik anlamı vardır. | |
III. cümlede bir genelleme yapılmıştır. | |
IV. cümlede eserdeki içeriğin üsluptan daha ön planda olması gerekliliğinde söz edilmiştir. | |
VI. cümle kendinden önceki yargının sonucudur. |
Soru 26 |
25-26. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
(I) Anlatılmış olanı tekrar anlatmak, edebiyatta yeni bir şey değildir. (II) Yüzyıllardır anlatılagelen yığınla konu vardır. (III) Hatta klasik edebiyatın neredeyse tümü böyledir. (IV) Burada üzerinde durulması gereken, konu aynı olsa da her eserin tadının farklı olmasını sağlamaktır. (V) Bunu sağlayacak olan da sanatçının söyleyişidir. (VI) Bu sayede, insanların hiç de yabancı olmadığı, neredeyse anonim bir nitelik kazanmış hikâyeler her seferinde taptaze olarak çıkar karşımıza. (VII) Onlara bu tazeliği veren hiç kuşku yok ki sanatçının dilidir.
Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Edebiyatta her çağda öne çıkan konu ve yazarlar vardır. | |
Edebiyatta önemli olan, bir konuyu özgün biçimde anlatabilmektir. | |
İnsanlar, üslubuna alışık olduğu yazarların yapıtlarına öncelik verir. | |
Edebiyatta, işlenmemiş konu, söylenmemiş söz bulmak çok zordur. | |
Herkesin anlayabileceği bir dil kullanan yazarların yapıtları daha çok okunur. |
Soru 27 |
27-30. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.
Bir ses yarışmasına katılan Ayşe, Burak, Cenk, Derya, Eylem ve Fırat; arabesk, pop ve türkü tarzında parçalar seslendirmişlerdir. Kişilerin seslendirdikleri müzik türlerine ve yarışma sonucuna ilişkin kimi bilgiler şu şekildedir:
• Her müzik türünü ikişer kişi seslendirmiştir.
• Aynı müzik türünü seslendiren yarışmacılar yarışmayı art arda bitirmemiştir.
• Yarışma sonucunda Ayşe birinci, Burak beşinci olmuştur.
• Fırat’ın seslendirdiği müzik türü poptur.
• Yarışma sonucuna göre Fırat’ın sırası Eylem'den hemen sonra gelmektedir.
• Yarışmayı ilk üç sırada tamamlayanların hiçbiri türkü söylememiştir.
Buna göre;
I. Cenk,
II. Eylem,
III. Fırat
adlı kişilerden hangileri yarışmayı ilk üç sırada bitirmiştir?
Yalnız I | |
Yalnız II | |
Yalnız III | |
I ve II | |
II ve III |
Soru 28 |
27-30. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.
Bir ses yarışmasına katılan Ayşe, Burak, Cenk, Derya, Eylem ve Fırat; arabesk, pop ve türkü tarzında parçalar seslendirmişlerdir. Kişilerin seslendirdikleri müzik türlerine ve yarışma sonucuna ilişkin kimi bilgiler şu şekildedir:
• Her müzik türünü ikişer kişi seslendirmiştir.
• Aynı müzik türünü seslendiren yarışmacılar yarışmayı art arda bitirmemiştir.
• Yarışma sonucunda Ayşe birinci, Burak beşinci olmuştur.
• Fırat’ın seslendirdiği müzik türü poptur.
• Yarışma sonucuna göre Fırat’ın sırası Eylem'den hemen sonra gelmektedir.
• Yarışmayı ilk üç sırada tamamlayanların hiçbiri türkü söylememiştir.
Aşağıdaki kişilerden hangileri aynı türde parça seslendirmiştir?
Ayşe ve Cenk | |
Burak ve Fırat | |
Cenk ve Derya | |
Ayşe ve Eylem | |
Burak ve Derya |
Soru 29 |
27-30. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.
Bir ses yarışmasına katılan Ayşe, Burak, Cenk, Derya, Eylem ve Fırat; arabesk, pop ve türkü tarzında parçalar seslendirmişlerdir. Kişilerin seslendirdikleri müzik türlerine ve yarışma sonucuna ilişkin kimi bilgiler şu şekildedir:
• Her müzik türünü ikişer kişi seslendirmiştir.
• Aynı müzik türünü seslendiren yarışmacılar yarışmayı art arda bitirmemiştir.
• Yarışma sonucunda Ayşe birinci, Burak beşinci olmuştur.
• Fırat’ın seslendirdiği müzik türü poptur.
• Yarışma sonucuna göre Fırat’ın sırası Eylem'den hemen sonra gelmektedir.
• Yarışmayı ilk üç sırada tamamlayanların hiçbiri türkü söylememiştir.
Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Yarışmayı arabesk söyleyen birinden hemen sonra pop söyleyen biri tamamlamıştır. | |
Yarışmayı arabesk söyleyen birinden hemen sonra türkü söyleyen biri tamamlamıştır. | |
Yarışmayı türkü söyleyen birinden hemen sonra arabesk söyleyen biri tamamlamıştır. | |
Yarışmayı türkü söyleyen birinden hemen sonra pop söyleyen biri tamamlamıştır. | |
Yarışmayı pop söyleyen birinden hemen sonra arabesk söyleyen biri tamamlamıştır. |
Soru 30 |
27-30. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.
Bir ses yarışmasına katılan Ayşe, Burak, Cenk, Derya, Eylem ve Fırat; arabesk, pop ve türkü tarzında parçalar seslendirmişlerdir. Kişilerin seslendirdikleri müzik türlerine ve yarışma sonucuna ilişkin kimi bilgiler şu şekildedir:
• Her müzik türünü ikişer kişi seslendirmiştir.
• Aynı müzik türünü seslendiren yarışmacılar yarışmayı art arda bitirmemiştir.
• Yarışma sonucunda Ayşe birinci, Burak beşinci olmuştur.
• Fırat’ın seslendirdiği müzik türü poptur.
• Yarışma sonucuna göre Fırat’ın sırası Eylem'den hemen sonra gelmektedir.
• Yarışmayı ilk üç sırada tamamlayanların hiçbiri türkü söylememiştir.
Derya'nın yarışmayı pop söyleyen birinden hemen sonra tamamladığı biliniyorsa aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Eylem yarışı üçüncü sırada tamamlamıştır. | |
Fırat yarışı dördüncü sırada tamamlamıştır. | |
Cenk yarışı altıncı sırada tamamlamıştır. | |
Ayşe arabesk söylemiştir. | |
Burak pop söylemiştir. |
| Liste |


Cevap Bırak