KPSS Türkçe Denemesi Çöz
Tebrikler - KPSS Türkçe Denemesi Yediiklim TG Denemesinden adlı sınavı başarıyla tamamladınız. Sizin aldığınız skor %%SCORE%% en yüksek skor %%TOTAL%%. Hakkınızdaki düşüncemiz %%RATING%%
Yanıtlarınız aşağıdaki gibidir.
Soru 1 |
Gazetelerde, türkçenin özleşmesi gerektiğini ortaya koyan bir tek yazıya bile rastlamadım.Tersine, bazı gazetelerde buna karşı çıkan, zaman zaman köşesinden bu fikirlere ateş açan yazılar görüyorum. Bu parçadaki altı çizili sözün cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisinde vardır?
Beni desteklemesi gerekirken sürekli eleştirip düşüncelerimin etkisini yok etmeye çalışıyor. | |
Ortaya bir düşünce koymak ya da onu savunmak sorumluluk gerektirir. | |
Söylediklerinin arkasında durmayan insanlardan uzak durun. | |
Eskiden pek önemsemezdim; ama artık insanlara her fırsatta yardım ediyorum. | |
Kapatılmış bir konuyu tekrar açarak ortalığı karıştırıyordu. |
Soru 2 |
Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerden hangisi soyut bir kavramı anlatmaktadır?
Elinizdeki (yara) henüz iyileşmedi. | |
O gün (hava) oldukça soğuktu. | |
Çocuğun (başarısından) gurur duydu | |
Kara bulutlar birden (gökyüzünü) kapladı. | |
Söylediğim (örtüyü) henüz getirmedi. |
Soru 3 |
“Bundan böyle kendisine verilen her işi daha özenli, ............ yapmaya başladı.” Bu cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerin hangisi getirilirse, işin “seve seve ve her türlü yorgunluğu göze alarak”yapıldığı belirtilmiş olur?
candan yürekten | |
canı pahasına | |
can havliyle | |
canı sıkılarak | |
canını hiçe sayarak |
Soru 4 |
Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi, işin çabucak yapıldığını belirtir?
Okuldan çıkınca arkadaşının yanına gitti. | |
Notları bugün gözden geçirdi. | |
Şehre gidince fuarı şöyle bir gezdi. | |
Gazetedeki haberi ders arasında okuyuverdi | |
Giden otobüsün arkasından bakakaldı. |
Soru 5 |
Aşağıdaki cümlelerden hangisi biçimce olumsuz, anlamca olumlu bir cümledir?
Sorunun cevabını söyleyemedim. | |
Seninle hiçbir zaman anlaşamayız. | |
Kırıcı sözlerinden etkilenmedim. | |
Bana ne yaptığını sanki sen görmedin | |
Senden hiçbir şey saklanmıyor. |
Soru 6 |
İşi gücü, başkalarına hizmet etmek olan insanlar, kendilerinden her zaman bir şey isteneceğini düşünürler. Aşağıdaki sözlerden hangisi bu cümlede anlatılmak isteneni belirtir?
Eşeği düğüne çağırmışlar, “Ya odun eksik, ya su.” demiş | |
Köpeğin ahmağı baklavadan pay umar. | |
Kurda “Neden, boynun kalın?” demişler, “İşimi kendim görürüm de ondan.” demiş. | |
Koyun can derdinde, kasap et derdinde | |
İşin yoksa şahit ol, paran çoksa kefil ol. |
Soru 7 |
Başarılı bir kuruluşun göstergesi, sorunların olup olmadığı değil, sorunların geçen senekilerin aynısı olup olmadığıdır. Bu cümleye anlamca en yakın yargı aşağıdakilerin hangisidir?
Bir işyerindeki düzenin devam etmesi, o işyerinin iyi yönetildiğini gösterir. | |
Her kuruluşta sorun vardır ama başarılı bir kurumda sorunlar ertelenmeden çözülür | |
Kalıcı çözümler üretmek isteyen yöneticiler, her sorun karşısında duyarlı olmalıdır. | |
Kurumların sorunlarla baş edebilmesi için donanımlı personele gereksinimi vardır. | |
Değişime ayak uydurabilen kuruluşlar, başarıyı daha kısa sürede yakalar. |
Soru 8 |
(I) Öykülerimde çevremde gelişen olayları anlattım. (II) Bu olaylara ne eklemelerde bulundum ne de onlarda bir eksiklik bıraktım. (III) Anlattıklarım inandırıcı olsun istedim. (IV) Öykü, gerçekleri anlatmadı mı okura inandırıcı gelmiyor. (V) Okurun inanmayacağı bir öykü bence boşuna yazılmıştır. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisinin yerine “Her şeyi olduğu gibi aktardım.” cümlesi getirilirse parçanın anlatımında bir değişiklik olmaz?
I. | |
II | |
III | |
IV | |
V |
Soru 9 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ara söz vardır?
Biraz sakin ol, her şey kısa sürede düzelecek bence. | |
Yaşam, hızla akıp gidiyor, insandan neler neler götürüyor. | |
Araştırıyorum, öğreniyorum, bir karara varıyorum. | |
Sen istesen, biraz çalışsan, sonuca çabuk ulaşırsın. | |
Haziranda, yazın en güzel ayında, oralarda olmak isterdim |
Soru 10 |
Bir düşüncenin dünyayı değiştirmesi için öncelikle sahibinin, kendi yaşamını değiştirmesi gerekir. Aşağıdakilerden hangisi anlamca bu cümleye en yakındır?
Bir fikir, dünyada birçok kişiyi etkileyebilmişse bunu dile getiren kişi bilge bir kişidir. | |
Düşüncelerimizi açık yüreklilikle söylemeli ve karşımızdakinin dünyasını değiştirmeye çalışmalıyız. | |
Düşüncelerimizi kağıda dökerek diğer insanları da bilgilendirmeliyiz. | |
Aklımızdan geçenler bizim hayatımızı değiştirmiyorsa başkalarınınkini hiç değiştiremez | |
Yazarlar, düşüncelerine saygı gösterilen bir ortamda daha verimli olurlar. |
Soru 11 |
(I) Herkes işine gidiyor, sonbaharın yerlere saçtığı yapraklara kimse aldırmıyordu. (II) Kahveci, sandalyeleri yerleştiriyor, nargileleri raflara diziyordu. (III) Yolun her iki tarafında, vitrinleri rengarenk, küçük dükkanlar vardı. (IV) Her dükkanın çalışanları, dükkanların önlerini süpürüyordu. (V) Bunlardan bazıları, kaldırımdan taşıyor, sokakları bile temizliyordu. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde betimleme yapılmıştır?
I | |
II | |
III | |
IV | |
V |
Soru 12 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde noktalı virgül (;) diğerlerinden farklı bir görevde kullanılmıştır?
Karlar eridi; barajlar doldu. | |
Ayla; Esin, Ömer ve Kenan’a seslendi | |
Ağaçlar kesildi; bahçe temizlendi. | |
Deniz güzel; sahil cıvıl cıvıl. | |
Konu bitirildi; eve ödev verildi |
Soru 13 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
Parktaki bankta yan yana oturmuşlardı. | |
Ödevini yarım yamalak yapıp sokağa çıktı. | |
Birkaç gün içinde sıkı fıkı olmuşlardı. | |
İki de bir de aynı düşünceleri dile getiriyordu | |
Çerden çöpten bir kulübede yaşamaya çalışıyordu. |
Soru 14 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün yazımı yanlıştır?
Sokaktaki birkaç kişi tartışıyor. | |
Pek çok konuda bilgi sahibidir. | |
Bu işe bir gün dayanamazsın sen. | |
Burada her biri beş yaşında on çocuk var. | |
Herşey bir anda, içinden çıkılmaz bir hal aldı. |
Soru 15 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
Buraya çöp dökmek yönetimce yasaklanmıştır. | |
Araçların kaldırımlara park edilmesi yasaklanmıştır | |
Personel harici girilmesi yasaktır | |
Burada sigara içmek yasaktır. | |
Onarım süresince köprüden geçmek yasaktır. |
Soru 16 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
Doktoruyla konuşmaya bile şansı yoktu | |
Kitabın içeriği doyurucu, baskısı kaliteliydi. | |
Aslında bu, onun görevi değildi. | |
Çocukların ResimListesii büyüklerinkinden daha güzeldi. | |
Geziye daha çok, belli bir yaşın altındakiler katılmıştı. |
Soru 17 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
Dört gözle, ailemin geleceği günü bekliyorum. | |
Eve yaklaştıkça heyecanım biraz daha artıyor. | |
Uzun bir ağacın gölgesinde biraz soluklandık. | |
Aklınızda kalıcı bir örnekle bu konuyu açıklayayım | |
İndirimden yararlanmak isteyenler marketin önünde sıraya girmiş. |
Soru 18 |
(I) İki yolcu vardı Anadolu’dan geçip giden: rüzgar ve su. (II) Rüzgar, toprağın ve kayaların başını okşadı, su ise yağmur olup yüzlerini ıslattı. (III) Bu ikili, Anadolu’da taşı ve toprağı aşındıra aşındıra, görkemli doğal anıtlar yarattılar. (IV) Masalsı manzaralar sunan oluşumların en ünlüleri Kapadokya’daki peribacaları ve Pamukkale’deki travertenler. (V) Ama başka büyüleyici oluşumlar da var Anadolu’da. (VI) Bunlar, yalnız yer bilimcilerin değil, gezginlerin de ilgisini çekiyor. Yukarıdaki parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
II | |
III | |
IV | |
V | |
VI |
Soru 19 |
Sözcüklerin gücü kendi içlerinde değil, kullanışlarında, uygulanışlarındadır. Bir sözcük tek başına iken kulağımıza hoş gelebilir ya da anlamı çok güçlü olabilir; ama bakarsınız aynı sözcük, cümle içinde yersiz ve anlamsız düşmüştür. Bu parçadan çıkarılabilecek sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
Sözcüklerin doğru yerde kullanılması, yazıya değer katar. | |
Sözcüklerin gücü, kullanıldıkları bağlamda ortaya çıkar | |
Cümle içinde, anlama uygun düşmeyen sözcükler bulunabilir. | |
Sözcüklerin kulağa hoş gelmesi, anlatımı güzelleştirir. | |
Özgün bir söyleyiş özelliğine ulaşmak için, doğru sözcükler seçmek gerekir. |
Soru 20 |
Eskiden veterinerlere “baytar” denirdi. “Veteriner Okulu”nun adı “Baytar Mektebi”ydi. Veteriner sözcüğü kullanılmaya başlanınca uluslararası bir kimlik kazanıldı. Halkımız, bir sözcük daha öğrendi. Bu, küreselleşme adına iyi bir şeydi; ama halkımız öğrendiği yeni sözcüğü de unuttu. Veteriner kelimesi, Nişantaşı ve Etiler dolaylarında “Vet” oluverdi. Kedi ve köpek adları da çok değişti. O eski adlar artık kullanılmıyor. Şimdi Türkiyeli hayvanların adlarına bir bakın, sanki Amerika’da yaşıyoruz. Kültür kirliliği vurdu gidiyor. Van kendisi oluyor “One” kedisi, “Haylaz” oluyor “High Laz” … Toplumca İncelazca öğreniyoruz. Bu parçada aşağıdakilerin hangisine yönelik olumsuz bir eleştiri yapılmıştır?
Yabancı sözcüklerin anlamlarının bilinmemesine | |
Eski sözcüklerin yerine yenilerinin getirilmesine | |
Dilin, yabancı sözcüklerin etkisiyle bozulmasına | |
İngilizceden çok sözcük alınmasına | |
Türkçe sözcüklerin İngilizceye çevrilmesine |
Soru 21 |
Kar tanelerinin neredeyse hepsi altıgen prizmalar olsa da temel biçiminden farklı olanlar da az değil. Sıcaklık, nem, basınç ve hava akımları, sonucu etkileyen ögelerden bazıları. Öteki kar taneleriyle çarpışmalar ve bölümsel erime de biçimi değiştirebilir. Donmanın hemen altındaki sıcaklıklarda kar taneleri genellikle küçük tabaka biçimini alır. Sıcaklık düştükçe iğne ve kalem şeklinde kolonlara benzer. Daha da soğuyunca, kar tanesinin kolları girintili dallar oluşturarak yıldıza benzeyen gösterişli büyük tabakalar oluşturur. Bu parçanın bütününde kar taneleriyle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi anlatılmaktadır?
Biçimini etkileyen koşulların neler olduğu | |
Oluşma süresinin ne kadar olduğu | |
Sıcaklık farkından nasıl etkilendiği | |
Birbirlerine neden benzemedikleri | |
Özelliklerinin niçin önem taşıdığı |
Soru 22 |
Aslında insanlar, MÖ 3500 yıllarında bile, üzerine yazı yazılabilecek çeşitli malzemeler kullanıyorlardı. Fakat bugünkü özelliğiyle kağıt, çok daha sonraki dönemde Çin’de oluşturuldu ve Çinlileri dünyanın en gelişmiş kültürünün sahibi yaptı. Şaşırtıcıdır ki Orta Asya’ya 751, Bağdat’a ise 793 yılında ulaşan kağıt yapma yöntemi, Avrupa’ya 1000 yılda bile gelemedi. Avrupa’da ilk kağıt, ancak 1151 yılında İspanya’da yapılabildi. Bu parçada kağıtla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
Yaygın kullanımının ne kadar zaman aldığına | |
Yapım yönteminin Avrupa’ya niçin geç ulaştığına | |
İlk olarak kullanan ülkeye nasıl bir katkı sağladığına | |
Asya’da ne zamandan itibaren kullanıldığına | |
Önce, Avrupa’nın hangi ülkesinde yapıldığına |
Soru 23 |
Bu türe, “yapışkan ayaklı kertenkele” denmesinin nedeni, ayaklarının, bastığı yere yapışmasıdır. Bilimsel adı “Gekko” da kabadayı gibi “Gekko” diyerek çığlık atmasından ileri gelir. Bu kertenkele, sıcak ülkelerde, duvarların tavana yakın yerlerinde sinek ve benzeri hayvanları avlayarak yaşamını sürdürür. Yere dik olan duvarlar, hele tavanlar üzerinde avlanabilmek için hayvan, düşmeyecek denli sağlam durmalıdır. Başka bir deyişle, ya yerçekimini yenmeli ya da ayaklarıyla bastığı yere sıkı sıkı tutunabilmelidir. İşte “Gekko”nun ayakları da bu işi görmektedir. Bu parçada söz konusu kertenkele ile ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
Yaşadığı yerlere | |
Ayaklarının işlevine | |
Beslenme yöntemine | |
Özellikleriyle adlandırıldığına | |
Boyutlarının küçüklüğüne |
Soru 24 |
İnsanın bilinçlenmesi veya belli bir bilinç düzeyine erişmesi kendiliğinden olan basit bir olgu değildir. Köklü bir eğitim ve öğretimle ilgilidir. Bu da akılcı yaklaşımların, toplum yaşamına yerleşmesiyle oluşur. Ahlaksal değerlerin, toplumsallaşmanın ve evrenselleşmenin de bilinçlenmeye katkısı büyüktür. Bu parçada insanın bilinçlenmesinde aşağıdaki kavramlardan hangisi üstünde durulmamıştır?
Eğitim ve öğretim | |
Toplumsallaşma | |
Evrensellik | |
Özgürlük | |
Bilimsellik |
Soru 25 |
Kleptomani, bazı kimselerin, kendine ait olmayan eşyayı gizlice ele geçirmek biçiminde duydukları dayanılmaz itki, çalma hastalığıdır. Kadınlarda erkeklere oranla daha çok görülür. Kleptomonlar davranışlarına mantıksal nedenler gösteremezler. Hırsızlığı, salt hırsızlık amacıyla yaparlar. Bu özellik birçok durumda, çalınıp saklanılan şeylerin değersiz olmasından da anlaşılır. Kleptomaninin nedenleri tam olarak bilinememekle birlikte, bu davranışın altında cinsel dürtüler olduğu sanılmaktadır. Bu hastalık, psikoterapi ile iyileştirme yoluna gidilir. Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?
Kleptomanların çalma isteği bilinçli midir? | |
Kleptomani, en çok hangi durumlarda ortaya çıkar? | |
Kleptomaninin cinsiyetle bir ilgisi var mıdır? | |
Kleptomanları çalmaya yönelten dürtü nedir? | |
Kleptomanların çaldıkları eşyaların ortak özelliği var mıdır? |
Soru 26 |
(I) Namık Kemal’e olan borcumuzu biliriz; bu ülkede özgürlüğü ilk anan, bize özgürlük sevgisini aşılamaya çalışan ilk kişi odur. (II) Ama onun söylediği özgürlük, toplumun özgürlüğüdür; bireyin yani ferdin özgürlüğü değildir. (III) Kemal aynı zamanda Vatan yahut Silistre’nin de yazarıdır. (IV) Bireyin özgürlüğünü ilk düşünen şairse Tevfik Fikret’tir. (V) Fikret, toplum içinde bireyin hür olmasını, bireyin birtakım bağlardan silkinmesini ister. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
I | |
II | |
III | |
IV | |
V |
Soru 27 |
Dünyanın en önemli restoranlarında çalışmış şeflerin yeni heyecan kaynağı, yılın çeşitli dönemlerinde düzenlenen özel yemek festivalleridir. Dünyanın en tanınmış şeflerini bir araya getiren bu festivallerde yemek âleminin yıldızları bizzat mutfağa girer. Üstelik sadece marifetlerini ve ne kadar güzel yemek yaptıklarını göstermek değildir amaçları. Yeni buluşlar için bütün yıl kafa yoran bu şefler, yemekleri farklı formlara sokarak her festivalde katılımcıları hayrete düşürürler. Bazen zeytinyağını toz halinde sunarlar, bazen de yemekleri karton formatında sergilerler. Ekmek, çikolata, pizza, makarna gibi farklı kategorilerde düzenlenen yemek festivallerine sadece şefler yemekleriyle değil, firmalar da geliştirdikleri mutfak eşyalarıyla dahil oluyor. Yukarıdaki parçada yemek festivalleriyle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
Düzenlenme amacına | |
Şeflerin yaratıcı yönlerine | |
Gösteri yönünün bulunduğuna | |
Katılımcılarının kimler olduğuna | |
Dünyanın en önemli etkinliği olduğuna |
Soru 28 |
Aldatmaya ve aldanmaya en elverişli şeyler, bilmediğimiz şeylerdir. İnsan, görülmeyen şeylere nedense kolay inanır; üzerlerinde konuşmaya, düşünmeye alışık olmadığımız için, bunlara kolayca karşı koyamayız. Bu yüzden, insan en az bildiği şeye en çok inanır. Bu parçada vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Bilgili olmak, düşünmenin ötesinde bir çaba gerektirir. | |
Bilmediği bir şeye körü körüne inanan insan, bundan zarar görebilir. | |
Bilgi sahibi olmak, insanı kuşkuya götürür. | |
İnsan, inandıklarından kolay vazgeçemez. | |
Aldanmak istemeyen bir kişi, başkalarını aldatmaya çalışmamalıdır. |
Sınavı tamamlamak için butona tıklayınız, yanlışlarınız gösterilecektir.
28 tamamladınız.


KAtkılarınızdan dolayı çok teşekkür ediyorum .
altıçizili sözcüklerini hiçbiri çizili değil hocam düzeltilmesi gerekir
20 soru çözdüm 16 doğru 4 yanlıs Sistemde 28 soru var süre yetmedi cevaplayamadıgım diğer soruları yanlıs gösterdi Birde arkadasında dediği gibi altı çizili sözcük sorusunda altı cizili cümleler belirtilmemiş Birde sayın Hocam yanlıs yaptığımız sorunun doğru cevabını göstermiyo Doğru cevaba bakma sansımız kalmıyor bununda düzeltilmesini istiyorum.Emeğiniz için çok teşekkürler Keşke Kpss de De türkce soruları bu kadar kolay olsa 🙂