1. Anasayfa »
  2. Gelişim Psikolojisi

KPSS Gelişim Psikolojisi Testi Çöz

KPSS TestiTebrikler - KPSS Gelişim Psikolojisi Test Soruları (TG Denemeden) adlı sınavı başarıyla tamamladınız. Sizin aldığınız skor %%SCORE%% en yüksek skor %%TOTAL%%. Hakkınızdaki düşüncemiz %%RATING%%
%%SCORE%% Doğru sayısı
%%TOTAL%% Soru sayısı
%%PERCENTAGE%% Doğru yüzdesi
%%WRONG_ANSWERS%% Yaptığınız yanlış sayısı

Yanıtlarınız aşağıdaki gibidir.
Soru 1
Çocuğuna elbise almak için mağazaya giden bir anneye satış elemanı, uygun elbiseyi göstermek için “Çocuğunuz kaç yaşında?” diye sormuştur. Satış elemanı anneye bu soruyu sormakla “yaş” kavramından aşağıdakilerden hangisini kast etmiş olabilir?
A
A) Büyüme
B
B) Olgunlaşma
C
C) Kritik dönem
D
D) Tarihsel zaman
E
E) Yaş kuşağı
1 numaralı soru için açıklama 
Büyüme organizmanın niceliksel olarak farklılaşmasıdır. Vücudun boy, ağırlık veya hacim olarak artmasıdır. Çocuğun bedenine uygun elbise almak gerektiğinden, satış elemanının “yaş” kavramından kast ettiği büyümedir. (Cevap A)
Soru 2
Birçok gelişim kuramcısı gibi Erikson da gelişim sürecini yaş sırasına göre açıklamaktadır. Örneğin; 0 - 1,5 yaş temel güvene karşı güvensizlik, 1,5 - 3 yaş özerkliğe karşı şüphe ve utanç, 3 - 6 yaş ise girişimciliğe karşı suçluluk duygusu evresidir. Buna göre gelişimsel süreci ve olayları yaş seyrine göre açıklayan bilim adamlarının aşağıdakilerden hangisini kesinlikle dikkate aldıkları söylenebilir?
A
A) Öğrenmenin
B
B) Çevrenin
C
C) Anne-baba tutumlarının
D
D) Hazır bulunuşluğun
E
E) Kalıtımın
2 numaralı soru için açıklama 
Bütün gelişim kuramcıları gelişim sürecini yaşa paralel açıklar. Bu da gelişimin biyolojik olgunlaşmaya paralel olduğunu kanıtlamaktadır. Biyolojik olgunlaşma kendiliğinden gerçekleşen bir durumdur. Dolayısıyla gelişim sürecini açıklarken kesinlikle kalıtımı dikkate aldıkları söylenebilir. (Cevap E)
Soru 3
3. VE 4. SORULARI AŞAĞIDAKİ PARAGRAFA GÖRE CEVAPLAYINIZ. Cinsiyet rolü, bir kültürde belli bir cinsiyet için kabul edilen ve geçerli sayılan davranış biçimleridir. Diğer bir deyişle, bir bireyin kendi cinsiyet kimliğiyle bağdaşan ve bu kimliğini ifade etmeye yarayan davranış biçimleridir. Cinsiyet rolü kavramı, kadınlarla erkekler arasındaki bireysel farklılıkların, kadınların ve erkeklerin biyolojik olarak birbirlerinden farklı oluşların sonucu olarak ortaya çıkmıştır. 3. Cinsiyet rolü üzerinde bilimsel bir araştırma yapmak isteyen bir araştırmacı için aşağıdakilerden hangisi kanıtlanabilir bir hipotez (denence) olamaz?
A
A) Kişilik özellikleri ile biyolojik cinsiyet arasında ilişki vardır.
B
B) Biyolojik cinsiyetle bireylerin sahip olduğu cinsiyet özellikleri arasında birebir tutarlılık vardır.
C
C) Cinsiyet kalıp yargıları bireyin cinsiyet rolü yönelimleri üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.
D
D) Toplumsal cinsiyet rolü doğuştan edinilen biyolojik cinsiyetin tam tersi özellikler gösterebilir.
E
E) Kadın ve erkek cinsiyet rolü özellikleri bireyler arasında eşitsizliğin oluşması için bir sebep değil, sadece cinsiyet farkı yaratmaktadır.
3 numaralı soru için açıklama 
Biyolojik cinsiyetle bireylerin sahip olduğu cinsiyet özellikleri arasında birebir tutarlılık olmayabilir. Örneğin bir kişinin biyolojik cinsiyeti erkek olabilir ancak kişi birçok kadınsı özellikleri kendisiyle özdeş kabul edebilir. Dolayısıyla araştırmacı diğer seçenekleri bir hipotez olarak kullanmış olsa, bunların kanıtlanabilir yönü vardır, çünkü doğru açıklamalardır. Ancak B seçeneği kanıtlanabilir bir hipotez değildir. (Cevap B)
Soru 4
Araştırmacı cinsiyet rolüne ilişkin kadın ve erkeklerin farklı kişilik özelliklerinin olduğunu delil ve ispatlar kullanarak savunmaya ve açıklamaya çalışırsa aşağıdaki süreçlerden hangisini kullanmış olur?
A
A) Çıkarsanmış gerçeklik
B
B) Anoloji
C
C) Metaanaliz
D
D) Argümantasyon (Dayanaklandırma)
E
E) Deneysel araştırma
4 numaralı soru için açıklama 
Argümantasyon; bir fikir, hipotez veya düşünceyi delil ve ispatlar kullanarak savunma ve açıklamaya çalışmadır. Bu açıklamalarda kullanılan ispat ve deliller ise argümanlardır. Eleştirel düşünce ile yakından ilişkilidir. Bütün bilimsel kuram ve görüşlerin bir argümantasyon süreci vardır. (Cevap D)
Soru 5
İnsanlar arasında sayılamayacak kadar çok yönden farklar olduğu ve her insanın çok çeşitli yeteneklere farklı düzeylerde sahip olduğu, insanlığın var oluşundan beri bilinen bir gerçektir. Bir kimsenin neleri, ne derecede ve hangi yöntemlerle öğrenebileceğini, öncelikle onun doğasından kaynaklanan bireysel özellikleri belirlemektedir. İşte insanların sahip oldukları özellikler, onların gelecekte neler yapabileceklerini veya ne olabilecekleri konusunda bizlere fikir vermektedir. İnsanların doğuştan getirdikleri özelliklerin farklı olması ve bu özelliklerin onların gelecekte neler yapabilecekleri konusunda bize fikir vermesi aşağıdaki gelişim ilkelerinden hangisi ile daha çok ilişkilidir?
A
A) Gelişimde bireysel farklar vardır.
B
B) Gelişim yordanabilir bir sıra izler.
C
C) Gelişim nöbetleşe devam eder.
D
D) Gelişim bir bütündür.
E
E) Gelişim genelden özele doğrudur.
5 numaralı soru için açıklama 
Gelişim yordanabilir bir sıra izler ilkesi, gelişimin tüm alanlarında hangi özelliğin ne zaman ve nasıl edinileceğinin tahmin edilebileceğini açıklamaktadır. İnsanların doğuştan getirdikleri özelliklerin, onların gelecekte neler yapabilecekleri konusunda fikir vermesi bu ilke ilgilidir. (Cevap B)
Soru 6
Çocuklar belirli bir süre etrafında gördükleri her türlü nesneyi ağzına götürme davranışı sergilerler. Birçok deneme yanılma davranışı sergilemelerine rağmen, bu davranışlarından uzunca bir süre vazgeçmezler. Her gördüğü nesnenin ağza alınmayacağını öğrenen bir çocuğun Piaget’in bilişsel gelişim kuramına göre aşağıdaki süreçlerden hangisini gerçekleştirdiği söylenebilir?
A
A) Mantıklı düşünme
B
B) Özümleme
C
C) Uyumsama
D
D) Dengeleme
E
E) Örgütleme
6 numaralı soru için açıklama 
Piaget’in bilişsel gelişim kuramına göre alt düzeydeki dengenin bozulup yeni bir dengenin kurulabilmesi çocuğun yeni karşılaştığı bir durumu zihnindeki mevcut şema ile açıklamaya çalışması ile başlar. Buna özümleme denir. Diğer bir değişle özümleme bir durumu aynı şekilde izah etmek demektir. Uyumsama da ise bir durumu farklı bir şekilde izah etmek söz konusudur. Dolayısıyla burada çocuğun nesnelerle ilgili yeni bir şey öğrenmesi söz konusu olduğundan doğru cevap C seçeneğidir. (Cevap C)
Soru 7
Bir nesneyi uzağa bir battaniyenin üzerine koyduğumuzda, çocuk battaniyeye ulaşabilmekte fakat nesneye ulaşamamaktadır. Bazı çocuklar nesneye ulaşma çabası içerisine girerler ancak kısa sürede vazgeçerler. Yaşça biraz daha büyük olan bebekler ise doğrudan nesneye ulaşamadıklarını gördüklerinde farklı yollara başvururlar. Örneğin, battaniyeyi çekerek nesneye ulaşabileceklerini keşfederler. Duyusal motor dönemde bulunan bir bebeğin bu şekilde istediği nesneye ulaşması aşağıdakilerden hangisinin sonucudur?
A
A) Nesne sürekliliğinin
B
B) Sezgisel düşüncenin
C
C) Amaçlı davranışın
D
D) Devresel tepkinin
E
E) Odaklaşmanın
7 numaralı soru için açıklama 
Duyusal motor dönemde bebeğin çevresiyle etkileşimleri sonucu edindiği yaşantılarla oluşturduğu yeni bilişsel yapılar, refleksif davranışlarından amaçlı davranışlara doğru ilerlemesini sağlar. Artık bebek ilginç gelen bazı davranışları sadece tekrar etmez aynı zamanda bazı basit problemleri çözmeye de çalışır. Doğrudan ulaşılamayan hedeflere ulaşmak için araçlar kullanmaya başlarlar. Böylece, bebekler araçlar ve sonuçlar arasındaki ilişkiyi anlayabilirler. Çocuğun battaniyeyi çekerek nesneye ulaşabileceğini öğrenmesi aynı zamanda çocuğun temel düzeyde sebep-sonuç ilişkisi kurabildiğinin de göstergesidir. (Cevap C)
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi yedi yaşındaki çocukların beş yaşındaki çocuklara kıyasla arkadaşları ile iyi geçinme, onların istek ve ihtiyaçlarını dikkate alma, okul kurallarına kolay uyum sağlamalarını kolaylaştıran temel bir faktör olarak gösterilebilir?
A
A) Mantıklı düşünmenin başlaması
B
B) Benmerkezcilikten uzaklaşma
C
C) Bütün – parça ilişkisi kurabilme
D
D) Sezgisel düşünme
E
E) Odaktan uzaklaşma
8 numaralı soru için açıklama 
Bir çocuğun arkadaşları ile iyi geçinme, onların istek ve ihtiyaçlarını dikkate alma, okul kurallarına kolay uyum sağlamalarını kolaylaştıran temel faktör benmerkezcilikten uzaklaşmasıdır. Benmerkezcilikten uzaklaşma ile birlikte empati becerisi gelişmeye başlar. İşlem öncesi dönemde çocuk sadece kendi bakış açısından olaylara bakabilirken, somut işlemler dönemine geçiş ile birlikte karşısındaki kişinin duygu ve düşüncelerini anlayabilme, olaylara onun açısından bakabilme becerisi gelişmeye başlar. (Cevap B)
Soru 9
Sıklıkla yalan söyleyen Ceyhun Bey kendisi dışındaki diğer insanları sahtekar ve düzenbaz olarak görmektedir. İnsanlarla işine nasıl gelirse o şekilde ilişki kurmaktadır. Psikoanalitik yaklaşıma göre Ceyhun Bey’in davranışı değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A
A) Çevresindeki insanlarla özdeşim kurmakta zorlanmıştır.
B
B) Ayrışmamış bir cinsiyet rolüne sahiptir.
C
C) Gizil dönemde fiksasyon yaşamıştır.
D
D) Oral mazoşist bir eğilim göstermektedir.
E
E) Yansıtma savunma mekanizması kullanmaktadır.
9 numaralı soru için açıklama 
Yansıtma; bireyin kendinde bulunan eksiklikleri, kusurları, başkalarında görmesi, başkalarına atfetmesidir. Yansıtma yapan bir kişi bazen kendi eksikliğinin gerekçesi olarak bir başkasını gösterir. Yani topu başkasına atar. Soruda yalan söyleyen ve insanlarla işine nasıl gelirse o şekilde ilişki kuran Ceyhun Bey’in kendisi dışındaki diğer insanları sahtekar ve düzenbaz olarak görmesi söz konusudur. Dolayısıyla Ceyhun Bey savunma mekanizmalarından yansıtmayı kullanmıştır. (Cevap E)
Soru 10
Eşref Bey ayın on beşinde ev kredisini nasıl ödeyeceğini düşünürken, aklına samimi arkadaşı olan Selim Bey’den borç istemek gelir ve ondan borç ister. Selim Bey bir hesap-kitap yapması gerektiğini eğer olursa verebileceğini söyler. Aslında Selim Bey’in parası vardır ve arkadaşına yardım etmeyi düşünmektedir. Ancak eşinden çekindiği ve onun isteği dışında hareket etmek istemediği için Eşref Bey’e böyle bir cevap verir. Eve gelir eşine konuyu açar, eşi şiddetle karşı çıkar. Borç para verip vermeme konusunda karar vermeye çalışır. Tam da bu düşüncelerle boğuşurken “borç para verirsem, en samimi arkadaşım sıkıntıdan kurtulmuş olacak, para verir, geri alamazsam hanımın çenesinden kurtulamam. Borç para verdiğimde yaşayacağım sıkıntı, vermediğim de yaşayacağım sıkıntıdan daha fazla olacak” diyerek borç para vermekten vazgeçer. Selim Bey’in arkadaşına borç para vermek istememesinin gerekçesi düşünüldüğünde, Kohlberg’in ahlaki gelişim kuramının hangi evresi ile daha fazla uyumluluk gösterdiği söylenebilir?
A
A) İtaat ve ceza
B
B) Saf çıkarcı
C
C) Kanun ve düzen
D
D) Kişiler arası uyum
E
E) Sosyal sözleşme
10 numaralı soru için açıklama 
Saf çıkarcılık (araçsal ilişkiler) evresindeki bireyler, kendisi dışındaki diğer insanların da bazı ihtiyaçları olduğunu anlar. Ancak ihtiyaçların giderilmesi noktasında kendisi hala birinci plandadır. Doğru davranış, kişinin gereksinmelerini tatmin eden davranıştır. Sevgi, adalet, bağlılık gibi kavramlar yerine çıkar ilişkisi söz konusudur. Bireyin kendi istek ve gereksinimleri, başkalarınınkinden daha önceliklidir. Paragrafta Selim Bey’in eşinden çekindiği ve onun isteği dışında hareket etmek istemediği ibaresi bulunmaktadır. Bazı arkadaşlar buradan hareketle eşinin beklentisi doğrultusunda davranmış diyerek kişiler arası uyum seçeneğini işaretlemiş olabilir. Ancak soru kökü Selim Bey’in arkadaşına borç para vermeme gerekçesini sormaktadır. Gerekçe de paragrafın sonunda verilmiştir. Borç para verdiğinde yaşayacağı sıkıntının vermediğinde yaşayacağı sıkıntıdan daha az olacağı düşüncesidir. Selim Bey kendisine zarar gelsin istememiş dolayısıyla kendisini düşünmüştür. (Cevap B)
Soru 11
Bağlanma stili yaşamın geri kalanında yaşanan insan ilişkilerini etkilemektedir. Bağlanma kuramına göre güvenli bağlanma stiline sahip olmayan bireylerin Erikson’un psiko-sosyal gelişim dönemlerinden hangisini daha sorunlu geçirmeleri beklenir?
A
A) Temel güvene karşı güvensizlik
B
B) Girişimciliğe karşı suçluluk
C
C) Kimlik kazanmaya karşı rol karmaşası
D
D) Yakınlığa karşı yalnızlık
E
E) Benlik bütünlüğüne karşı umutsuzluk
11 numaralı soru için açıklama 
Bağlanma Kuramı, psikolojide bireyin, başka bir kişiden yakınlık bekleme eğilimi ve bu kişi yanında olduğunda bireyin kendisini güvende hissetmesidir. Bağlanma, gene de çocuk ile yetişkin bir birey - çoğu zaman anne- arasındaki olumlu bağı ifade etmek için kullanılan bir terimdir. Bağlanma kuramcılarına göre, bir kişinin erişkinlikte başka insanlarla kuracağı ilişkinin niteliği ve insanlardan beklentileri, bu kişinin küçüklüğünde annesiyle kuracağı bağlanma ilişkisi ile belirlenir. Anne ve çocuk arasındaki sıcak duygular, özellikle korku ve stres anlarında birbirlerine sağladıkları rahatlık ve destek bağlanmayı oluşturur. Bağlanma iki taraflı bir ilişkidir ve her iki tarafın da birbirinin ihtiyaçlarını karşılaması ile gelişir. Dolayısıyla güvenli bağlanma stiline sahip olmayan birey (insanlarla yakınlık kurmaktan kaçınacağı için) Erikson’un psikososyal gelişim dönemlerinden yakınlığa karşı yalnızlık evresini sorunlu geçirmesi beklenir. (Cevap D)
Soru 12
Bazı düşünürler, önyargılarını pekiştirmek yolunda uyduruk bilimler yanı sıra, psikoloji gibi ağırbaşlı bilimlerden yararlanmaktan, psikolojinin bulgularını önyargıları yönünde yorumlamaktan geri durmamışlardır. Örneğin; Almanya’da geliştirilen algılama hızı testleri R.M. Bache tarafından, 12 beyaz, 11 Kızılderili, 11 Zenciye uygulanıp, ırkların algılama güçlerinin karşılaştırılması amacıyla kullanıldı. Alınan sonuçlar, Kızılderililerin algılamada ve de uyarıcılara tepki göstermede en hızlı, beyazların en ağır olduklarını gösteriyordu. Ancak bu sonuçlar, akıl almayacak biçimde, beyazların daha akıllı olduklarını gösterdiği biçiminde yorumlandı. Yine, B.R. Stetson, 1897 yılında 500 beyaz 500 zenci çocuğunu bellek (hafıza) testlerinden geçirdi. Zencilerin biraz daha yüksek derece tutturmaları, teste alınan zenci çocuklarının yaşlarının beyazlarınkinden biraz daha yüksek olduğu ile açıklandı. Beyazların çocuklarına uygulanan zekâ testlerinin birinde, banka yöneticisi, avukat, yargıç, profesör çocuklarının, işçi çocuklarından yüksek derecede puan aldıkları görülmüştür. Böyle bir sonucu önyargılarını pekiştirmek amacıyla kullanmak isteyen bir düşünürün, banka yöneticisi, avukat, yargıç, profesör çocuklarının, işçi çocuklarından yüksek derecede puan almalarını aşağıdakilerden hangisi ile açıklama ihtimali en yüksektir?
A
A) İçinde yaşadıkları elverişli ekonomik, toplumsal ve kültürel çevrenin ürünü olarak değil, başarılı olma yolunda iyi bir annebabadan gelmenin ne kadar önemli olduğuna vurgu yapmak
B
B) Testlerden alınan sonuçların kalıtsal değil çevresel, eğitsel, kültürel etmenlerin sonuçlarını gösterdiğini ortaya koymak
C
C) Çocukların küçük yaşlardan itibaren ne kadar nitelikli yaşantı geçirirlerse, bu durumun onları daha da zeki kılacağını ortaya koymak
D
D) Farklı ırklara mensup insanların algılama güçlerinin farklı olabileceği tezini ortaya koymak
E
E) Sosyo-kültürel düzeyi düşük olan ailelerden gelen çocukların kalıtımsal donanımlarının güçlü olduğu ancak bunun işlenmediği için köreldiği tezine vurgu yapmak
12 numaralı soru için açıklama 
Banka yöneticisi, avukat, yargıç, profesör çocuklarının, işçi çocuklarından yüksek derecede puan almaları genel anlamda çevresel faktörlerle açıklanır. Yani içinde yaşadıkları elverişli ekonomik, toplumsal ve kültürel çevrenin ürünü olarak açıklanır. Oysa öncülde verilenlere ve soru köküne baktığımızda cevabın A seçeneği olduğu görülecektir. Yani önyargılarını pekiştirmek amacıyla kullanmak isteyen bir düşünür, böyle bir sonucu iyi bir annebabadan gelmenin ne kadar önemli olduğuna vurgu yapacaktır. (Cevap A)
Sınavı tamamlamak için butona tıklayınız, yanlışlarınız gösterilecektir. Sonuçları al.
12 tamamladınız.

Benzer Testler

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.