1. Anasayfa »
  2. KPSS Türkçe Testleri

KPSS Türkçe Deneme Sınavı 22

Tebrikler - KPSS Türkçe Deneme Sınavı 22 adlı testimizi başarıyla tamamladınız.

Sınavda size  %%TIME_ALLOWED%% saniye verildi %%TIME_USED%% saniyede sınavı tamamladınız.

Bu sınavda soruların %%TOTAL%% soruya karşılık, %%SCORE%% doğru %%WRONG_ANSWERS%% yanlış cevap verdiniz.

Sınavdan aldığınız puan: %%PERCENTAGE%%

Sınav sonucunuz hakkındaki değerlendirmemiz: %%RATING%%


Yanıtlarınız aşağıdaki gibidir.
Soru 1
Piyasaların karıştığı, neyin ne olduğunun belli olma­dığı zamanlarda ortaya çıkar bu spekülatörler. Her­kes bir kafa karışıklığı içindeyken, bu kimseler bir yo­lunu bulup kazançlı çıkarlar bu durumdan. Bunların durumunu en çarpıcı biçim de ------- deyimiyle ortaya koyabiliriz.
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden
hangisinin getirilmesi uygundur?
A
canının derdine düşmek
B
bulanık suda balık avlamak
C
bir dalda dokuz ceviz görmeyince taş atmamak
D
cadı kazanı gibi kaynamak
E
düğün aşıyla dost ağırlamak
1 numaralı soru için açıklama 
Deyimlerin anlamını bilmeye yönelik bir sorudur. Parçada “karı­şıklık olan bir ortamda kendi çıkarla­rı için çalışmalar ve faaliyetler yürü­ten insanlar” anlatılmış ve bu insan­ların gerçekleştirdiği eylemleri karşı­layan deyim sorulmuştur. Bu anlamı karşılayan, B seçeneğindeki “bula­nık suda balık avlamak” deyimidir.
Soru 2
Şiir bir bilinmezlik alanı değildir ama şiir dili, muha­tap olduğu topluluğa yabancı olabildiği oranda fark
yaratır. Çünkü düz yazıyla şiir arasındaki uzlaştırılamaz çelişki budur. Şiir bozar, düz yazı tamir eder.
Şiir yaşanan hayata yaklaştığı oranda düzyazılaşır
ve kendi özelliklerinden uzaklaşır.
Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen
aşağıdakilerden hangisidir?
A
Şiir dili, sadece eğitimli insanlar tarafından anlaşılabilecek yoğun bir dildir.
B
Şiir, toplumun dilinden uzaklaşan bir dil kullandığında az okunur.
C
Şiir, toplumsal kültürün bütün normlarına karşı çıkan bir edebî türdür.
D
Kişilerin şiiri düz yazıdan ayırabilmesinde en bü­yük yardımcı şiirin biçimsel özellikleridir.
E
Dil, günlük hayatta kullanılan dilden ayrıştığı oranda şiirin diline yaklaşır.
2 numaralı soru için açıklama 
Kalıplaşmamış söz öbeği tar­zında bir soru tipidir. Soruda me­caz anlamlı bir sözün, gerçek anla­ma dönüştürülmesi İstenmiştir. Altı çizili sözde şiir dilinin, toplumun kul­landığı dil ile uzlaşamayacağı; top­lumun kullandığı bu dilden ne kadar uzaklaşırsa kendi özüne yaklaşaca­ğı vurgulanmıştır. Bu anlam, parça­nın geneline sezdirilmiştir.
Soru 3
Bu kış tatilinde de Uludağ’a kayak yapmaya gide­medik.
Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı
aşağıdakilerden hangisidir?
A
Yoğun kış şartları Uludağ’a gitmeyi engellemiş­tir.
B
Kış tatili için Uludağ dışında başka yerler düşünülmüştür.
C
Uludağ’ın iklimi kayak yapmak için henüz elve­rişli değildir.
D
Her kış tatili Uludağ’da kayak yapılarak geçirilir.
E
Daha önceki kış tatillerinden en az birinde Uludağ’a kayak yapmaya gidilememiştir.
3 numaralı soru için açıklama 
ÖSYM’nin son yıllarda sınavlar­da sıklıkla sorduğu kesin yargı soru­larında “en, daha, oysa...” gibi karşı­laştırma bildiren sözcüklere ve bağ­laçlara dikkat edilmelidir. O hâlde “Bu kış tatilinde de Uludağ’a kayak yapmaya gidemedik.” ifadesinden daha önceki kış tatillerinden en az birinde Uludağ’a kayak yapmaya gi­dilmediği yargısına kesin olarak ula­şılır.
Soru 4
(I) “Çiğnenmiş Gül” , Ilhan Berk’in ölümünden sonra defterleri arasında derlenip toplanarak yayımlanan son kitabı. (II) Kitaptaki şiirler İlhan Berk’in kitapla­rına girmemiş şiirler mi yoksa son yazdığı ama ya­yımlamaya ömrünün vefa etmediği şiirler mi, bunu tam olarak bilemiyorum. (III) Zira birinci durumda yani İlhan Berk’in önceden yazdığı ve kitaplarına koymadığı şiirlerinden oluşması hâlinde, elimizdeki kitabı bütünlüklü bir yapı olarak İlhan Berk anıtının üstüne koyma ihtimali olmayacaktır. (IV) Oysa ikin­ci durumda İlhan Berk şiirinin bu kitaba kadar bit­memiş olduğunu kabul etmemiz gerekir. (V) Bana kalırsa şiirlerin yapısal ve içeriksel özellikleri göz önünde bulundurulduğunda ikinci ihtimalin daha gerçekçi olduğu görülmektedir.
Bir şair ve kitabına ilişkin bu parçadaki numara­lanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilen­lerden hangisi yanlıştır?
A
I. cümlede, kitabın nasıl ortaya çıktığı dile getiriliyor.
B
II. cümlede, farklı ihtimallerden söz ediliyor.
C
III. cümlede, kitabın içeriğine dair olumsuz bir yargı dile getiriliyor.
D
IV. cümlede, bir ihtimalin gerçekleşmesiyle varılabilecek bir sonuç anlatılıyor.
E
V. cümlede, öznel bir değerlendirmeye yer veriliyor.
4 numaralı soru için açıklama 
Sorunun çözümü için cümlele­rin konusunu tespit edelim: I. cümle­nin konusu, sözü edilen kitabın na­sıl ortaya çıktığıdır. II. cümlenin konusu, kitabın nasıl hazırlandığına dair iki ihtimaldir. İli. cümlenin konu­su, kitabın hazırlanmasına dair birin­ci ihtimalin değerlendirilmesidir, bu cümlede kitabın içeriğine yani ko­nusuna dair bir bilgi bulunmamak­tadır. IV. cümlenin konusu, bir ihtimalin gerçekleşmesiyle ulaşılabile­cek bir sonuçtur. V. cümlede kişisel bir değerlendirmeye yer verilmiştir. Dolayısıyla A, B, D ve E seçenekle­ ri parçadaki cümlelerle paraleldir. C seçeneği ise III. cümleyle uyumsuz­luk barındırmaktadır.
Soru 5
(I) Halk şiirinin divan şiirinden göze ilk çarpan ayrı­lığı dilidir, medresenin dili Arapça, enderunun Os­manlIca olmasına karşın bu şiirin dili Türkçedir. (II) Divan edebiyatında amaç soyut güzeli yaratmaktır. (III) Sanatçı bu güzelin hayatta bulunup bulunmadı­ğını düşünmez. (IV) İlk örneklerdeki kusursuz güze­li yaratmak, hiç değilse ona yaklaşmak ister. (V) Bu
yüzden en içten olduğu anlarda bile yapmacıklıktan kurtulamaz.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden han­gisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
A
I.
B
II.
C
III.
D
IV.
E
V.
5 numaralı soru için açıklama 
Parçanın konusunu dolaylı yol­ lardan sorgulayan bir soru tipidir. Düşüncenin akışını bozan cümleler­ le ilgili sorularda her cümlenin ayrı ayrı konusu bulunur. Diğer cümle­ lerle konu bakımından uyum sağla­ mayan cümle belirlenir. Cümlelerin konularını tespit edelim: I numaralı cümlenin konusu, halk şiiri ile divan şiiri arasındaki bir farklılıktır. II nu­ maralı cümlenin konusu divan ede­ biyatındaki soyut güzellik kavramı­ dır. III numaralı cümlenin konusu divan edebiyatındaki soyut güzelin varlığı veya yokluğu karşısında şa­ irin tutumudur. IV numaralı cümlenin konusu soyut güzele yaklaşmanın şair için önemidir. V numaralı cüm­ lenin konusu soyut güzele ulaşmak için şairlerin yapmacıklığa bile düş­ tükleridir. Buradan hareketle parça­ nın II, III, IV ve V numaralı cümle­ lerinde divan edebiyatındaki soyut güzel işlenirken I numaralı cümlede halk ve divan edebiyatlarının karşı­ laştırılması yapılarak konu dışına çı­ kılmıştır.
Soru 6
I. Güneş enerjisine gerek duymayan basit yaşam
II. biri Dünya dışında akıllı varlıklar arayan SETİ Enstitüsünden
III. Jüpiter’in aylarından Europa, Callisto  ve Ganymede’de
IV. ötekiyse Stanford Üniversitesinden iki araştır­macı
V. kalın buz katmanları altında bulunduğuna inanı­lan sıvı okyanusların
VI. biçimleri barındırabileceğini öne sürdüler
Yukarıdaki sözler anlamlı ve kurallı bir cüm­le oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi
baştan dördüncü olur?
A
I.
B
II.
C
III.
D
IV.
E
V.
6 numaralı soru için açıklama 
Cümle oluşturma sorularında öncelikle yargıyı içeren ifade yani yüklem bulunmalı, yargılar arası an­ lamsal bütünlük sağlanmalı ve cüm­ lenin sıralı cümle olup olmadığı­ na da dikkat edilmelidir. Bu cümle­ de yargıyı barındıran VI. söz grubu­ dur. O hâlde cümle anlamlı ve kural­ lı ifadesine uyularak dizildiğinde sı­ ralama II - IV - III - V - 1 - VI şeklinde olacaktır.
Soru 7
I. Cevaplaması kolay bir soru değil...
II. Önce kitabını mı okumalı, yoksa filmini mi izle­meli?
III. “Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi?”nin bir baş­ka versiyonu olarak nitelendirebiliriz.
IV. 2018 yılı içerisinde izleme şansı bulacağımız
kimi uyarlama filmlere baktığımız zaman, eğer hikâyeyi hiç bilmiyorsak hangi tarafı seçeceği­miz “sabırsız lık la olan imtihanımıza bağlı ola­cak gibi görünüyor!
V. Önce filmi izlemeli diyenlerin de önce kitabını okumalı diyenlerin de haklı nedenleri olacaktır hiç kuşkusuz.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerle anlamlı bir
bütün oluşturulmak istendiğinde hangisi baştan üçüncü olur?
A
I.
B
II.
C
III.
D
IV.
E
V.
7 numaralı soru için açıklama 
Paragraf oluşturmada cümleler arasındaki yapısal ve anlamsal bağ­ lantıya dikkat edilmelidir. Buna göre anlamlı bir bütün oluşturmak için sı­ ralama l l - l - l l l - V - I V şeklinde ola­ caktır.
Soru 8
Resmin tarihinde iki ana akım vardır: Bunlardan biri dünyanın aynasıdır. Bu ressamlar portre çizimlerde bile modelinin neredeyse kalp atışlarını çizer. O ka­dar ayrıntılıdır ki resimleri, fotoğraf gerçekliğini bile geride bırakır. Diğer akımın resimleri ise dünyanın bir sirk aynasındaki yansımasıdır. Nesneler ve fi­gürler bu dünyadan değilmiş hissi verir size. Evet
bu dünyanın ressamıdır onlar da ama bu dünyayı çoğaltan, farklılaştıran ressamlardır.
Bu parçada anlatılan iki farklı resim akımı aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir?
A
Gündelik hayatı yansıtan - Hayatın geneline yönelen
B
Dış gerçekliği olduğu gibi yansıtan - Gerçekliği farklılaştırıp değiştiren
C
Sıradan durumları konu edinen - Elit konuları işleyen
D
Üslupçu bir yargıyla yaratılan - Biçime önem vermeyen
E
Anlaşılır bir içerik amaçlayan - Kapalı bir anlam arayan
8 numaralı soru için açıklama 
Parçada resmin iki ana akımı hakkında çeşitli bilgiler verilmiş ve bu akımların niteliği sorulmuş. Birin­ ci akımın var olan dünyayı hiç değiş­ tirmeden tuvale yansıttığı dile getiril­ miştir. İkinci akımın ise yaşanan ger­ çekliği değiştirdiği ve farklı biçimde tuvaie yansıttığı dile getirilmiştir. Bi­ rinci akıma ayna, ikinci akıma sirk aynası denmesinin nedeni de budur.
Soru 9

Şu ışıklar içinde görünüp (I)  (I) kaybolan kadınlara bak (I) (II)

Ne derinlerindeki beyazlık insan derisi beyazlığı ne
gözlerindeki siyahlık insan gözü siyahlığı ne dudak­larındaki kızıllık, insan dudağı kızıllığıdır (.) (III)
Tabiatın eserleri hiç de bu sahne yaratıkları kadar
güzel değil _(!}_( IV) Kırmızı, sarı, yeşil, siyah boyaları;
renksiz bedenleri, çipil gözleri (...) (V)
Bu parçadaki numaralanmış noktalama işaretle­rinden hangisi yanlış kullanılmıştır?
A
I.
B
II.
C
III.
D
IV.
E
V.
9 numaralı soru için açıklama 
Noktalama işaretlerinin görevle­rini sorgulayan bir soru tipidir. Soru­da virgülün yanlış kullanımı söz ko­nusudur. “-ip” ekiyle yapılmış bağ fi­ilden sonra virgül kullanılmaz. Dola­yısıyla “görünüp” sözcüğünden son­ra kullanılan virgül (,) yanlış kullanıl­mıştır. II ve III numaralı yerlere cüm­le bittiği için nokta (.), IV numaralı yere duygu bildiren bir cümle olduğu için ünlem (!), V numaralı yere cüm­le bitmediği için üç nokta (...) getiril­miştir.
Soru 10
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yan­lışı vardır?
A
Söylediklerinde hiç de yanılmadığını hepimiz gördük.
B
Müzik konusunda pek çok dergide yazıları yayımlandı.
C
Araştırma sonuçlarına göre Tuz Gölü kısa bir zaman sonra kuruyacak.
D
Bizim sorularımıza cevap vermeyi düşünüyor mu, anlayamadık.
E
Savaşta Batı Avrupa tarafsız kalmayı yeğledi.
10 numaralı soru için açıklama 
B seçeneğinde geçen “pekçok” sözcüğü, ayrı olmasına rağmen biti­şik yazılmış ve yazım yanlışı yapıl­mıştır.
Soru 11
Eski Yunan estetiği (I) şiirde müzik arar. Musalar yani her bir güzel sanatın tanrıçası olan (II) altın sesli Yunan ilahileri; şairler, dili sözden çok, ses hâline koyabilsinler ve bunu (III) anne tabiattan yükselen sesler hâlinde duyabilsinler diye; kendi güzel seslerini Yunanistan’ ın nehirlerine bırakmışlardı. (IV)
Bu parçadaki altı çizili sözcüklerin türleri aşa­ğıdaki seçeneklerin hangisinde sırasıyla doğru
olarak verilmiştir?
A
Sıfat - Fiil - Zamir - Fiil
B
Zarf - Fiil - Sıfat - İsim
C
İsim - Sıfat - Zarf - Fiil
D
İsim - Sıfat - Zamir - Fiil
E
Sıfat - Fiil - İsim - Zarf
11 numaralı soru için açıklama 
Numaralı sözcükleri sırasıyla değerlendirdiğimizde: “estetiği” söz­cüğü bir kavramın “ismidir”, “olan” sözcüğü “ses” sözcüğünü niteleyen bir “sıfaftır, “bunu” sözcüğü bir adın yerine geçen “zamir”dir. “bırakmış­lardı” sözcüğü yargı bildirdiğinden bir “eylem”dir. Dolayısıyla numaralanmış sözcüklerin türleri “isim, sı­fat, zamir, fiil” biçiminde sıralanmış­tır.
Soru 12
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tamlayanı za­mir olan belirtili ad tamlaması vardır?
A
Benim anlayışıma göre yaptıkların doğru değil.
B
O evde bir dönem ben de arkadaşlarımla kalmıştım.
C
Modem insanın beklentilerine uygun değil bu şehir.
D
Onu, yanına çağırarak bu durumun sebebini sordu.
E
Masanın üzerindeki kitapları yerlerine yerleştirdi.
12 numaralı soru için açıklama 
Ad tamlamalarını ve sözcük tür­ lerini karma biçimde sorgulayan bir soru tipidir. Belirtili ad tamlamala­ rı, hem tamlayanın hem tamlananın tamlama eki aldığı tamlama biçimle­ ridir. Sorunun A seçeneğinde “benim anlayışım” sözü belirtili ad tamlama­ sıdır ve tamlayanı olan “benim” söz­ cüğü bir zamirdir. Diğer seçenekler­ de de ad tamlamaları vardır ama so­ ruda istenen koşulları sağlayan bir ad tamlaması yoktur.
Soru 13
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf tümleci
sıfat tamlamasından oluşmaktadır?
A
Arkadaşlarıyla görüşmek için pazartesi akşamı yola çıktı.
B
Beni aramak için nedense gece yarısını bekle­mişti.
C
Geçen günleri, nasıl aradığını bize anlatmaktan usanmazdı.
D
Edebiyat konusundaki görüşlerimi tekrarlamak­tan hiçbir zaman çekinmem.
E
Her gün birbirinin tekrarı olarak gelip geçiyordu.
13 numaralı soru için açıklama 
Cümlenin öğeleri ve sıfat ko­nusunu işleyen karma bir soru tipi­dir. Cümlelerdeki zarf tümleçlerini ve görevlerini belirleyelim: A seçene­ğinde “pazartesi akşamı” söz grubu bir ad tamlamasıdır. B seçeneğinde “gece yarısı” sözü bir ad tamlama­sıdır fakat nesnedir. C seçeneğin­de zarf tümleci yoktur. D seçeneğin­ de “hiçbir zaman" sözü bir sıfat tam­lamasıdır. E seçeneğinde “her gün” sözü özne görevindedir. Soruda ve­rilen seçeneklerin hepsi tamlama­dır. Ancak soru bize zarf tümleci sı­fat tamlamasından oluşanı sormak­tadır.
Soru 14
Aşağıdaki cümlelerden hangisi yapısına göre
diğerlerinden farklıdır?
A
Gökyüzünden suların damlamasını şaşılacak bir mucize sayarım.
B
Roman okumayı sevmeyenler arasında masal­ dan tat alanlar bulunur.
C
Ölümü düşünmeden, aklımıza getirmeden ya­şamak ne yazık ki imkânsızdır.
D
Genç yazarlarımızın çoğu özensiz, düzensiz metinler ortaya koyuyor.
E
Övülmek, tuttuğu işi kendine gerçekten dert edinmiş kişi için önemlidir.
Soru 15

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “-t” eki bir ey­lemin başkasına yaptırıldığını gösterme işleviy­le kullanılmıştır?

A
Yaptığı konuşmayla bütün dinleyicileri ağlattı.
B
Elindeki bisküviyi herkese uzattı.
C
Bahçedeki ağaçları iyice büyütmüşsün.
D
Hep aynı konudan bahsetmesi bizi bunalttı.
E
İş giysilerini ayırdıktan sonra yıkattır.
15 numaralı soru için açıklama 
Eylemlerde çatı konusunu sor­ gulayan bir sorudur, “-t” eki eyleme “başkasına yaptırma” anlamı kat­ tığında “ettirgen çatı” oluşturur. Bu yüzden ettirgen çatı sorgulanmıştır. Seçenekler verilen anlam bakımın­ dan irdelendiğinde E seçeneğindeki “yıka-t-tır” eylemi işi başkasına yap­ tırma anlamı taşıyan ettirgen bir ey­ lemdir.
Soru 16
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde pekiştirilmiş
sözcük farklı bir görevde kullanılmıştır?
A
Bir gün gözlerimizi masmavi bir gökyüzüne açacağız.
B
Bu koca şehir bir tek sese muhtaç, yapayalnız kalmıştım.
C
Kötü haberi alınca yüzü bembeyaz olmuştu.
D
Öğretmenimiz her zamanki gibi tertemiz giyinmişti.
E
Öylece yere uzanmış, upuzun yatıyordu.
Soru 17

Dünya edebiyatı tarihinde bazı romanları okumasak da olur. O roman üzerine yazılmış birkaç eleş­tiriyi okuduktan sonra, romanı okumuş gibi olursu­nuz. Ama James Joyce’nin “Ulysses” adlı romanı söz konusuysa iş değişir.-------.

Bu parçanın sonuna düşüncen in akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A
Bu romanı anlamak için bir değil, birçok eleştiri yazısı okumanız gerekir
B
Eleştirmenler bile bu yapıtı çözmek için uzun süreli çalışmalar yapmıştır
C
Romanın kişide bıraktığı etkiyi okuyucunun üzerinden atması çok uzun sürer
D
Kahramanları, yaşananları, psikolojik durumla­rı ve çelişkileri romanı okumadan değerlendire­mezsiniz
E
Çok imgesel, ağır bir dil kullanıldığı için okuyu­cuda yoğun bir emek gerektirir
17 numaralı soru için açıklama 
Parçanın yapısı başlığı altında boşluk doldurma tipinde bir sorudur. Boşluktan önceki kısımda bazı ro­ manları okumadan sadece üzerine yazılan eleştirilerle anlaşılabileceği dile getirilmiştir. Fakat Ulysses adlı roman için bunun geçerli olmayaca­ ğı sezdlrilmiştir. Bundan dolayı par­ çada boş bırakılan yere adı geçen romanın okunmadan değerlendirile­ meyeceğini vurgulayan bir seçene­ ğin getirilmesi gerekmektedir. D se­ çeneğindeki yargı bu yüzden parça­ yı anlamsal olarak tamamlamakta­dır.
Soru 18
Modernizmin şiire yankısını iyi algılayabilen şair, öncelikle “inanmak” ve şiirin kendine göre “has”unsurunu belirlemek zorundadır. Şair her şeyden önce şairliğine ve şiirine tüm gücüyle İnanmalıdır. Modern çağın çıkmazlarından kurtulup yaptığı işin önemine inanmalı ve “Ben şair değilim, bir şeyler karalıyorum işte.” deyip çeşitli dergilerde arzıendam etmemelidir. Ustalar düşünülünce kişinin ken­disine şair payesi biçmesi güçtür ama bu yolda sağ­lam adımlar atmak için ilk şart da inanmaktır.
Bu parçada vurgulanm ak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A
Şiirleriyle tanınmak isteyen şairin, eleştirmenle­rin kendilerine yönelttiklerini ciddiye alması ge­rektiği
B
Şiirin, çıkmazları aşmada önemli bir etkisinin olduğunun şairler tarafından anlaşılması gerektiği
C
Farklı yayın organları ve dergilerin, şairlerin ve şiirlerin tanıtılmasında yeterli güce sahip olmadığı
D
Başarılı olmak isteyen bir şairin, şiirin tarihsel gelişimine hâkim olması gerektiği
E
Modernizmin yıkıcı etkisinden korunmak iste­yen şairin, özgün olması ve kendine inanması gerektiği
18 numaralı soru için açıklama 
Parçanın ana düşüncesinin sor­ gulandığı bir soru tipidir. Parçada modernizmin şiir üzerindeki olum­ suz etkisi dile getirilmiş, bu olumsuz etkiden korunmak isteyen şairin öz­ gün olması ve kendi şiir yeteneği­ ne inanması gerektiği dile getirilmiş­ tir. Bu yargıyı özellikle son cümleden çıkarmaktayız.
Soru 19
Günümüz çocukları okuyor, yazıyor ve yaşadığının bilincinde oluyor. Dolayısıyla çocuğun bu duyarlılığı edebiyata da yansıyor. Yazarlarımızın çocuklar için yazmalarının nedenlerinden biri de budur. Bunda çocuk psikolojisi alanındaki gelişmelerin de önemli rolü bulunuyor. Çocuğa felsefeyle bakmanın yanın­da sanatçı bakışının da önemli olduğu bu gelişme­lere bağlı olarak ortaya çıkmıştır.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A
Çocukların son dönemde yaşadıklarını fark edebildiklerine
B
Çocuk psikolojisi alanında önemli gelişmelerin yaşandığına
C
Çocuğa ve çocuk edebiyatına verilen önemin kaynağının felsefe olduğuna
D
Çocuğa, sanatçı gözüyle bakmanın önemli bulunmaya başlandığına
E
Çocuğun duyarlılığındaki gelişimin bazı sanat alanlarına da yansıdığına
19 numaralı soru için açıklama 
Parçada yan düşünceler konu­ sunu sorgulayan bir soru tipidir. Bu taız olumsuz köklü sorularda yanıta ulaşabilmek için seçenekleri tek tek değerlendirmek gerekir. A seçeneği­ ne parçadaki birinci cümleden ulaşı­ labilir. B seçeneğine “Bunda çocuk psikolojisi alanındaki gelişmelerin de önemli rolü bulunuyor.” cümlesinden ulaşılabilir. D seçeneğine "... sanatçı bakışının da önemli olduğu bu geliş­ melere bağlı olarak ortaya çıkmıştır.” cümlesinden ulaşılabilir. E seçeneği­ ne “Dolayısıyla çocuğun duyarlılığı edebiyata da yansıyor.” cümlesinden ulaşılabilir. Parçada çocuk edebiyatı­ na ve çocuğa verilen önemin kayna­ ğının felsefe olduğuna değinilmemiştir.
Soru 20
Öykü birinci kişi ağzından aktarılınca öz yaşam öy­küsüyle karıştırılıyor. Öz yaşam öyküsü; öncelik­le “yaşamın herhangi bir kesiminde sanat, siyaset ya da bilim alanlarının herhangi bir dalında etkinlik göstermiş, başarı kazanmış bir kimsenin kendi yaşamını anlattığı” düzyazı türüdür. Yazarının kendi özel dünyasıyla sınırlıdır. Yazarının dönemini yansıtmak gibi bir kaygısı yoktur, bu bağlamda egosu yüksek bir türdür öz yaşam öyküsü. Yazar, doğumundan eserini kaleme aldığı güne kadar belleğinde öne çıkanları bir bir okura aktarır. Yaşamının bir kesiti, içinde bulunduğu bir eylem, tanıdığı bir insan değil, sıralı ya da sırasız bütün yaşamıdır okura sunulan.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A
Edebiyatta iki türün bazen birbirine karıştırıldığına
B
Öz yaşam öyküsü konusunun kimler olduğuna
C
Öz yaşam öykülerinin anlattığı kişinin dönemini yansıtmak zorunda olmadığına
D
Öykülerde birinci kişi anlatımının kullanılması­nın yanlış olduğuna
E
Öz yaşam öyküsünde anlatılan kişinin bütün yaşamına yer verildiğine
20 numaralı soru için açıklama 
Parçada yan düşünceler konu­ sunu sorgulayan bir soru tipidir. Bu tarz olumsuz köklü sorularda yanı­ ta ulaşabilmek için seçenekleri tek tek değerlendirmek gerekir. A se­ çeneğindeki yargıya parçanın birin­ ci cümlesinden ulaşılabilir. B seçe­ neğindeki yargıya parçadaki ikinci cümleden ulaşılabilir. C seçeneği­ ne, parçada geçen “Yazarın döne­ mini yansıtmak gibi bir kaygısı yok­ tur.” ifadesinden ulaşılabilir. E se­ çeneğine, parçada geçen "... sıralı ya da sırasız bütün yaşamıdır oku­ ra sunulan.” ifadesinden ulaşılabilir. Parçada, öykülerde birinci kişi anla­ tımın yanlış olduğuna dair bir ayrın­ tıya yer verilmemiştir.
Soru 21
Değişen dünyamızda kültür çeşitliliği dikkati çeki­yor. Toplumların mayasını oluşturan kültür değerleri gün geçtikçe çözülüyor, değişiyor. Çağdaş bir köye dönüşen dünyamızda bu maya yeni şekillere bürü­nüyor. Dünyada oluşturulmak istenen evrensel kül­tür karşısında millî kültürler bu yeni oluşuma ayak uydurmak zorunda bırakılıyor. Teknolojinin güdü­mündeki kültür unsurları yaygınlaşırken kültür yeni alt başlıklar altında sunuluyor. Bu durum bilimin in­celeme yönteminden kaynaklanıyor.
Bu parçada aşağıdakilerin hangisine yer verilmemiştir?
A
Teknolojinin birçok kültürel değeri olumsuz etkilediğine
B
Kültürün değişen dünyayla birlikte değişip çözüldüğüne
C
Evrensel kültürün egemenliğine, millî kültürlerin uyum sağlamaya çalıştığına
D
Kültürün bazı nedenlerle alt başlıklar hâlinde sunulduğuna
E
Kültürün farklı alanlarda incelenmesinin bir bi­limsel yönteme dayandığına
21 numaralı soru için açıklama 
Parçada yan düşünceler konu­sunu sorgulayan bir soru tipidir. Bu tarz olumsuz köklü sorularda yanıta ulaşabilmek için seçenekleri tek tek değerlendirmek gerekir. B seçeneği­ne parçanın ikinci cümlesinden ulaşılabilir. C seçeneğine “...evrensel kül­tür karşısında millî kültürler bu yeni oluşuma ayak uydurmak zorunda kalıyor.” ifadesinden ulaşılabilir. D seçeneğine "... yeni alt başlıklar altında sunuluyor.” cümlesinden ulaşılabilir. E seçeneğine son cümleden ulaşılabilir. Parçada teknolojinin birçok kül­türel değeri olumsuz etkilediğine değinilmemiştir.
Soru 22
22 - 23 soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
(I) Tüm hatıratlar gibi bu kitabın da yoğun bir
anlatımı, özlü bir içeriği var. (II) Geçmiş yıl­larda
Erzurum’un bir köyünde yaşananlar, Erzurum’dan büyük
şehirlere taşınan insanla­rın yaşanmışlıkları bu içeriğin temelini oluştu­ruyor. (III) Her bölümde farklı bir konuyla ilgi­li farklı çerçevelerden değerlendirmeler bulunuyor.
(IV) Hatıratı okuyan, dönemin sosyoekonomik du­rumunu yüzeysel de olsa öğreniyor. (V) Aynı za­manda birçok ünlü insanla ilgili her yerde karşılaşı­lmyacak bilgilere kavuşuyor.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangile­rinde hatıratın okura yararlarından söz edilmiştir?
A
I. ve II.
B
I. ve III.
C
II. ve IV.
D
III. ve V.
E
IV. ve V.
22 numaralı soru için açıklama 
Parçadaki IV. ve V. cümlelerde hatıratı okuyanlara dönemin sosyo­ ekonomik durumuna ilişkin verilere ve birçok ünlü insanla ilgili edinile­ cek bilgilere yer verilmiştir. Bunlarda hatıratın, okurlara yararlan arasında sayılabilir.
Soru 23
22 - 23 soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
(I) Tüm hatıratlar gibi bu kitabın da yoğun bir
anlatımı, özlü bir içeriği var. (II) Geçmiş yıl­larda
Erzurum’un bir köyünde yaşananlar, Erzurum’dan büyük
şehirlere taşınan insanla­rın yaşanmışlıkları bu içeriğin temelini oluştu­ruyor. (III) Her bölümde farklı bir konuyla ilgi­li farklı çerçevelerden değerlendirmeler bulunuyor.
(IV) Hatıratı okuyan, dönemin sosyoekonomik du­rumunu yüzeysel de olsa öğreniyor. (V) Aynı za­manda birçok ünlü insanla ilgili her yerde karşılaşı­lmyacak bilgilere kavuşuyor.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangi­sinde biçemle ilgili bir yargı söz konusudur?
A
I.
B
II.
C
III.
D
IV.
E
V.
23 numaralı soru için açıklama 
Parçada “...yoğun bir anlatı­mı...” ifadesi biçemle ilgili bir yargıdır.
Soru 24
24 - 26 soruları aşağıdaki parçaya göre
cevaplayınız.
Servetifünûn Dönemi’nde dergicilik faaliyetlerinin hız kazanması oldukça dikkat çekici. Çünkü pek bekle­nilmeyen bir olay. Tanzimat Dönemi’nde birçok ko­nuda yaşanan hayal kırıklıkları Servetifünûn’da tek­rar edilecek gibi dururken bu tarz dergicilik faaliyet­lerinin hız kazanmış olması gözlerden kaçmaması gereken bir ayrıntı. Tabi Tanzimat Dönemi’nin ha­yal kırıklıkları hiç yaşanmadı değil. Halit Ziya Uşaklıgil Mai ve Siyah’ı yazarken “siyah” ile bunu kastet­memiş miydi? Boşa mı vermişti bu adı kitaba? Gör­müştü istenilen ama yapılamayan şeyleri. Roman­da belki bu konuyu basın hayatı çerçevesinden ak­tarmıştı ama aktarmayı başarmıştı nihayetinde.
Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ula­şılamaz?
A
Halit Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah adlı kitabına bu ismi verirken dönemin olaylarından etkilenmiştir.
B
Mai ve Siyah adlı romanda Servetifünûn Dönemi’nde yapılmak istenip de yapılamayan şeyler üzerinde durulmuştur.
C
Tanzimat Dönemi’nde gözle görülen bazı hayal kırıklıkları yerini Servetifünûn Dönemi’nde bazı 3 güzel gelişmelere bırakmıştır.
D
Dergicilik faaliyetleri Servetifünûn Döneminde başarılı olacağı düşünülen olaylardan sadece bir tanesidir.
E
Servetifünûn Dönemi’nde dergicilik faaliyetleri­nin hız kazandığına.
24 numaralı soru için açıklama 
A seçeneğine, parçadaki soru cümlesinden; B seçeneğine, par­ çanın son cümlesinden; C seçe­ neğine, “Tanzimat Dönemi’nde bir­ çok konuda yaşanan hayal kırıklık­ ları ...” cümlesinden; E seçeneğine, “Servetifünûn Dönemi’nde dergicilik faaliyetlerinin hız kazanması olduk­ ça dikkat çekici” cümlesinden ulaşı­ labilir. Ancak parçada D seçeneğin­ de verilen ifadeye dair bir bilgiye ula­ şılamaz.
Soru 25
24 - 26 soruları aşağıdaki parçaya göre
cevaplayınız.
Servetifünûn Dönemi’nde dergicilik faaliyetlerinin hız kazanması oldukça dikkat çekici. Çünkü pek bekle­nilmeyen bir olay. Tanzimat Dönemi’nde birçok ko­nuda yaşanan hayal kırıklıkları Servetifünûn’da tek­rar edilecek gibi dururken bu tarz dergicilik faaliyet­lerinin hız kazanmış olması gözlerden kaçmaması gereken bir ayrıntı. Tabi Tanzimat Dönemi’nin hayal kırıklıkları hiç yaşanmadı değil. Halit Ziya Uşaklıgil Mai ve Siyah’ı yazarken “siyah” ile bunu kastet­memiş miydi? Boşa mı vermişti bu adı kitaba? Gör­müştü istenilen ama yapılamayan şeyleri. Roman­da belki bu konuyu basın hayatı çerçevesinden ak­tarmıştı ama aktarmayı başarmıştı nihayetinde.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinil­memiştir?
A
Tanzimat Dönemi ile Servetifünûn Dönemi’nin bazı yönlerden benzerlik gösterdiğine
B
Mai ve Siyah romanında basın çevresi ele alı­nırken bir problemin dile getirildiğine
C
Halit Ziya Uşaklıgil de diğer Servetifünûn yazar­ları gibi problemin farkında olduğuna
D
Servetifünûn Dönemi’ndeki dergicilik faaliyeti bir beklentinin önünü kestiğine
E
Servetifünûn Dönemi’nde dergiciliğin önem kazanmasının beklenen bir durum olmadığına
25 numaralı soru için açıklama 
Parçada diğer yazarların prob­ lemden haberli olduklarına dair hiç­ bir bilgi yoktur. Burada yorum yapıl­ mıştır. A seçeneğine her iki dönem­ de de hayal kırıklıklarının yaşanmış olmasından, B seçeneğine parçada­ ki romana ad koyma cümlesinden, D seçeneğine birinci ve ikinci cüm­ leden, E seçeneğine ise yine ikinci cümleden ulaşılabilir.
Soru 26
24 - 26 soruları aşağıdaki parçaya göre
cevaplayınız.
Servetifünûn Dönemi’nde dergicilik faaliyetlerinin hız kazanması oldukça dikkat çekici. Çünkü pek bekle­nilmeyen bir olay. Tanzimat Dönemi’nde birçok ko­nuda yaşanan hayal kırıklıkları Servetifünûn’da tek­rar edilecek gibi dururken bu tarz dergicilik faaliyet­lerinin hız kazanmış olması gözlerden kaçmaması gereken bir ayrıntı. Tabi Tanzimat Dönemi’nin hayal kırıklıkları hiç yaşanmadı değil. Halit Ziya Uşaklıgil Mai ve Siyah’ı yazarken “siyah” ile bunu kastet­memiş miydi? Boşa mı vermişti bu adı kitaba? Gör­müştü istenilen ama yapılamayan şeyleri. Roman­da belki bu konuyu basın hayatı çerçevesinden ak­tarmıştı ama aktarmayı başarmıştı nihayetinde.
Bu parçayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A
Ele alınan iki dönem birçok konuda kıyaslanmıştır.
B
Hayal kırıklıklarının yanı sıra güzel bir gelişme­ye de yer verilmiştir.
C
Bir romanın adını alma nedeni kesin bir dille belirtilmiştir.
D
Dikkat edilmesi gereken bir nokta belirtilmiştir.
E
Yapılmak istenen bir şeyin üstü kapalı da olsa gerçekleştirildiği belirtilmiştir.
26 numaralı soru için açıklama 
Adını alma durumu orada bir soru ile yani bir bilinmezlikle veril­ miştir, kesin bir dil yoktur. A seçene­ ğine, hayal kırıklıkları örnek gösteri­ lebilir. B seçeneğine, dergicilik faali­ yeti cevaptır. D seçeneğine İse par­ çanın ortasındaki dergicilik faaliyet­ lerinin hız kazanmasından ulaşılır.
Soru 27
27 - 30 soruları aşağıdaki bilgilere göre
birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.
Bir pansiyonda 1 kişilik 1 tane, 2 kişilik 2 tane, 3 ki­şilik 1 tane oda vardır. 3 kişilik odada ve 2 kişilik
odaların birinde olmak üzere sadece 2 odada kli­ma vardır.
Ali, Burak, Cemil, Dursun, Engin, Fuat, Galip ve Hil­mi isimli kişilerin kaldığı odalarla ilgili olarak aşağı­dakiler bilinmektedir:
* Hilmi klimasız odalardan birindedir.
* Burak ve Engin aynı odadadır.
* Dursun ve Cemil farklı odalardadır.
* Ali ve Hilmi aynı odadadır.
Bu bilgilere göre, aşağıdakilerden hangisi ke­sinlikle doğrudur?
A
Dursun 1 kişilik odadadır.
B
Burak ve Galip aynı odadadır.
C
Cemil ve Fuat aynı odadadır.
D
Ali 2 kişilik odadadır.
E
Burak 3 kişilik odadadır.
Soru 28

27 - 30 soruları aşağıdaki bilgilere göre

birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.
Bir pansiyonda 1 kişilik 1 tane, 2 kişilik 2 tane, 3 ki­şilik 1 tane oda vardır. 3 kişilik odada ve 2 kişilik
odaların birinde olmak üzere sadece 2 odada kli­ma vardır.
Ali, Burak, Cemil, Dursun, Engin, Fuat, Galip ve Hil­mi isimli kişilerin kaldığı odalarla ilgili olarak aşağı­dakiler bilinmektedir:
* Hilmi klimasız odalardan birindedir.
* Burak ve Engin aynı odadadır.
* Dursun ve Cemil farklı odalardadır.
* Ali ve Hilmi aynı odadadır.
Cemil ve Fuat 3 kişilik odada ise 1 kişilik odada
aşağıdakilerden hangisi vardır?
A
Galip
B
Ali
C
Dursun
D
Hilmi
E
Burak
Soru 29

27 - 30 soruları aşağıdaki bilgilere göre

birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.
Bir pansiyonda 1 kişilik 1 tane, 2 kişilik 2 tane, 3 ki­şilik 1 tane oda vardır. 3 kişilik odada ve 2 kişilik
odaların birinde olmak üzere sadece 2 odada kli­ma vardır.
Ali, Burak, Cemil, Dursun, Engin, Fuat, Galip ve Hil­mi isimli kişilerin kaldığı odalarla ilgili olarak aşağı­dakiler bilinmektedir:
* Hilmi klimasız odalardan birindedir.
* Burak ve Engin aynı odadadır.
* Dursun ve Cemil farklı odalardadır.
* Ali ve Hilmi aynı odadadır.
I. Fuat
II. Galip
III. Dursun
Burak 2 kişilik odada ise yukarıdakilerden han­gileri kesinlikle 3 kişilik odadadır?
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Soru 30

27 - 30 soruları aşağıdaki bilgilere göre

birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.
Bir pansiyonda 1 kişilik 1 tane, 2 kişilik 2 tane, 3 ki­şilik 1 tane oda vardır. 3 kişilik odada ve 2 kişilik
odaların birinde olmak üzere sadece 2 odada kli­ma vardır.
Ali, Burak, Cemil, Dursun, Engin, Fuat, Galip ve Hil­mi isimli kişilerin kaldığı odalarla ilgili olarak aşağı­dakiler bilinmektedir:
* Hilmi klimasız odalardan birindedir.
* Burak ve Engin aynı odadadır.
* Dursun ve Cemil farklı odalardadır.
* Ali ve Hilmi aynı odadadır.
1 kişilik odada kalma ihtimali olan kaç kişi var­dır?
A
3
B
4
C
5
D
6
E
7
Sınavı tamamlamak için butona tıklayınız, yanlışlarınız gösterilecektir. Sonuçları al.
30 tamamladınız.
Liste
Geri dön
Tamamlananlar işaretlendi.
12345
678910
1112131415
1617181920
2122232425
2627282930
Son
Geri dön

Benzer Testler

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.