1. Anasayfa »
  2. KPSS Türkçe Testleri

KPSS Türkçe Deneme Sınavı 14

Tebrikler - KPSS Türkçe Deneme Sınavı 14 adlı testimizi başarıyla tamamladınız.

Sınavda size  %%TIME_ALLOWED%% saniye verildi %%TIME_USED%% saniyede sınavı tamamladınız.

Bu sınavda soruların %%TOTAL%% soruya karşılık, %%SCORE%% doğru %%WRONG_ANSWERS%% yanlış cevap verdiniz.

Sınavdan aldığınız puan: %%PERCENTAGE%%

Sınav sonucunuz hakkındaki değerlendirmemiz: %%RATING%%


Yanıtlarınız aşağıdaki gibidir.
Soru 1
Sanat eserleri, insan eliyle oluşturulmuş ve insanlarda estetik hazlar, heyecanlar, tepkiler
uyandıran yapıtlardır. Her sanat eserinin bu nedenle estetik bir değeri vardır. Çünkü sanatçı­nın kendine özgü duyguları, heyecanları, hayal
gücü ve yetenekleri eserinde birleşir. Ancak son yıllarda elimize aldığımız eserlerde bunları duyumsamamaya başladık. Hele bazıları var ki birbiri ardına ürünler ortaya koyuyor. Bunlara baktığınızda hık demiş burnundan düşmüş hissine kapılıyorsunuz. Bu eserler, sanat deryasının genişleyip büyümesine bedenen katkıda bulun­sa da düşünsel ve estetik açıdan hiçbir katkı sağlamıyor.
Bu parçada geçen altı çizili sözle eserlerin
anlatılmak istenen özelliği aşağıdakilerden
hangisidir?
A
Sığ ve bayağı bir içeriğe sahip olmaları
B
Çok çabuk ve kolayca yazılmış olmaları
C
Yazannın hayatîni yansıtıyor olmaları
D
Her anlamda birbirine benzer olmaları
E
Özgün bir niteliğe sahip olmaları
1 numaralı soru için açıklama 
Öncülde verilen parçada sanat eserlerinin temel nitelikleri ile son yıllardaki bazı sanatçıların ortaya koyduğu eserlere yönelik değerlendirme­ lerin konu edildiğini görüyoruz. Parçada geçen “hık demiş burnundan düşmüş” ifadesiyle de son yıllardaki bazı sanat eserlerine yönelik bir benzetme yapılmaktadır. Bu sözün anlamı “her anlamda ya da durumda birbirine benzer olma” olduğundan parçada, bu sözle, söz konusu sanat eserlerinin birbirine benzer olduklarının vurgulandığını görüyoruz.
Soru 2
Yazmak eylemi asla sadece yazmaktan ibaret değil. Yazma sürecinin (I) birçok yerinde durup
yazdıklarınızı okursunuz,(II) hatta bazen başkalarının gözüyle okursunuz. Bu, dinamik bir süreç. Bazen
içinizde bir düşünce bitiverir.(III) Bu düşünceler sizi yazmaya sevk eder. Bunlar sonraları hiç tanımadığınız insanların eline geçer.(IV) Onlar bunları evirip çevirir ve kendilerine göre
anlamlandırırlar. Böyle olunca kitap çoğalır,(V) yaşamaya devam eder. Artık siz ondan çok uzaktasınızdır.
Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerden
hangileri mecaz anlamlı değildir?
A
I. ve II.
B
I. ve III.
C
II. ve V.
D
III. ve IV.
E
IV. ve V.
2 numaralı soru için açıklama 
Sözcüklerin gerçek anlamlarından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlamlar, mecaz anlam olarak adlandırılır. Öncülde verilen parça­ da geçen altı çizili sözcükleri bu bağlamda ince­ lediğimizde III numaralı “bitiver-”, IV numaralı “geç-” ve V numaralı “çoğal-” sözcüklerinin ger­ çek anlamlarından tamamen uzaklaşarak yeni anlamlar kazandığını görüyoruz. Bu durumda III, IV vfî V numaralı sözcükler mera? anlamlıdır Ancak I numaralı “süreç” ve II numaralı “oku-” sözcükleri gerçek anlamlan ile kullanılmıştır. Dolayısıyla bu sözcükler mecaz anlamlı değil gerçek anlamlıdır.
Soru 3
İnsanlar çocukluklarından itibaren çıkardıkları
sesleri bir — sistemine dönüştürüp — kişilerle
birlikte bu — işiten ve konuşan olarak yararla­
nır.
Bu cümleyi anlam bakımından tamamlayan
en uygun sözcükler aşağıdakilerin hangisin­
de sırasıyla verilmiştir?
A
değerler - yetişkin - canlılıktan
B
yazı - seçilmiş - çıkarımlarını
C
sözlü - sıradan - anlamsallıktan
D
yazınsal - usta - ürünlerden
E
iletişim - diğer - sistemden
3 numaralı soru için açıklama 
Öncülde verilen cümlede geçen “sistemine”, “kişilerle”, “işiten ve konuşan” ifadeleri birer anahtar kelime görevi üstlenmektedir. Bu ifade­ lerden hareketle cümlenin bağlamını anlamaya çalıştığımızda, cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla “iletişim”, “diğer” ve “sistemden” söz­ cüklerinin gelmesi gerektiğini görüyoruz. Bu durumda ortaya çıkan cümle şu şekilde olacak­ tır: . ........... “İnsanlar çocukluklarından itibaren çıkardıkları sesleri bir iletişim sistemine dönüştürüp diğer kişilerle birlikte bu sistemden işiten ve konuşan olarak yararlanır,”
Soru 4
I. Türk tiyatro tarihinin çok eski olduğuna
II. son yıllarda yapılan araştırmalarda
III. başladığına dair çeşitli görüş
IV. ve belgeler ileri sürülmektedir
V. hatta Avrupa’dan da çok daha önce
Yukarıdaki numaralanmış sözler anlamlı ve
kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralan­
dığında hangisi baştan ikinci olur?
A
I.
B
II.
C
III.
D
IV.
E
V.
4 numaralı soru için açıklama 
Cümle oluşturma sorularında, cümlenin kurallı ve anlamlı olması istendiğinden öncelikle yargı değeri taşıyan (yüklem olan) söz öbeği tespit edilir ve bu öbek sona çekilir. Daha sonra diğer söz öbekleri arasındaki anlamsal ve dil bilgisel ilişkiler göz önünde bulundurularak sözler sıra­ lanır. Buna göre öncülde verilen numaralanmış sözleri incelediğimizde yargı değeri taşıyan yani yüklem olabilecek ifadenin IV numaralı “ve bel­ geler ileri sürülmektedir” sözleri olduğunu görü­ yoruz. Bu sözü en sona çekip dil bilgisi kuralları ve anlam akışı çerçevesinde söz öbeklerini sıraladığımızda cümle şu şekilde ortaya çıkmak­ tadır: (II) Son yıllarda yapılan araştırmalarda (I) Türk tiyatro tarihinin çok eski olduğuna (V) hatta Avrupa’dan da çok daha önce (III) başladığına dair çeşitli görüş (IV) ve belgeler ileri sürülmek­ tedir. Bu durumda sıralama ll-l-V-IH-IV biçimindedir ve baştan ikinci söz, I numaralı sözdür.
Soru 5
(I) İlki 2005 yılında gerçekleştirilen alternatif enerjili araç yarışları, on üç yıldır aralıksız ger­çekleştiriliyor. (II) Yarışmaya katılan takımların
birincil amacı, en verimli elektrikli aracı üretmek, (III) Yarışmada dereceye girmek için elektromobil araçların yaklaşık 60 km’lik mesafeyi 1
saatte, hidromobil araçların ise 40 km’lik mesa­feyi 45 dakikada en az enerji ile tamamlaması gerekiyor. (IV) Bu yıl gerçekleştirilen yarışmada
öğrencilerin sürücüsüz araç teknolojilerine ilgi­ sini artırmak için otonom araç kategorisi adında yeni bir kulvar oluşturuldu. (V) Bu kategoride
yarışacak araçların ise belirli bir parkuru sürücü­süz tamamlaması gerekiyor.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili
aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A
I.de, yarışmanın ne zamandır sürdürüldüğü ile ilgili bilgi verilmiştir.
B
II.de, yarışmacıların temel hedeflerinin ne olduğu ifade edilmiştir.
C
lll.de, yarışmada başarılı olabilme kriterleri- nin neler olduğu açıklanmıştır.
D
IV.de, yarışmanın bu yıl salt yeni kategoride gerçekleştirildiği belirtilmiştir.
E
V.de, yeni eklenen kategoride başarılı kabul edilme durumunun kriteri sezdirilmiştir.
5 numaralı soru için açıklama 
Öncülde verilen parçada geçen “İlki 2005 yılında gerçekleştirilen alternatif enerjili araç yarışları, on üç yıldır aralıksız gerçekleştiriliyor.” cümlesinde yarışmanın başladığı tarih ve kaç yıldır sürdürüldüğü bildirildiğinden A seçeneği; II numaralı “Yarışmaya katılan takımların birincil amacı, en verimli elektrikli aracı üretmek.” cümlesinde yarışmacıların birincil hedefleri açıklandığından B seçeneği; III numaralı “Yarışmada dereceye girmek için elektromobil araçların yaklaşık 60 km’lik mesafeyi 1 saatte, hidromobil araçların ise 40 km’lik mesafeyi 45 dakikada en az enerji ile tamamlaması gerekiyor.” cümlesinde yarışmadaki dereceye girme kriterleri açıklandığından C seçeneği; V numaralı “Bu kategoride yarışacak araçların ise belirli bir parkuru sürücüsüz tamamlaması gerekiyor.” cümlesinde yeni kategorideki başarı kriteri ifade edildiğinden E seçeneği doğrulanmaktadır. Ancak parçanın IV numaralı “Bu yıl gerçekleştirilen yarışmada öğrencilerin sürücüsüz araç teknolojilerine ilgisini artırmak için otonom araç kategorisi adında yeni bir kulvar oluşturuldu.” cümlesinde bu yılki yarışmanın sadece yeni kategoride gerçekleştirildiği değil, bu yılki yarışmada yeni bir kategori açıldığı belirtilmiştir.
Soru 6
(I) Günümüzde kullanılan tüm iletişim sistemle­ rinde gönderici ve alıcının cihazları arasında yol­ culuk eden parçacıklar vardır. (II) Bilgi, biz onları
doğrudan algılayamasak bile gerçek nesnelerde kodlanır ve bir yerden başka bir yere aktarılan parçacıklar aracılığıyla taşınır. (III) Ancak son
yirmi otuz yılda kuantum mekaniği, teknolojik cihazlarda giderek daha fazla yer bulmaya baş­ladı. (IV) 2013 yılında amatör bir fizikçi, bir grup profesyonelle iş birliği yaparak parçacıkların hiç­ bir zaman bulunmadığı bir yerden bilgi edinildiği bir iletişim protokolü tasarladı. (V) Geçtiğimiz aylarda ise Çinli bilim insanları bu protokolü
kullandıklarını ve bu sayede bir resmi bir bilgisa­ yara aktarmayı başardıklarını açıkladılar.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin han­
gisinde aşamamalık anlamı vardır?
A
I.
B
II.
C
III.
D
IV.
E
V.
6 numaralı soru için açıklama 
Aşamalılık anlamının bulunduğu cümlelerde belli bir durum ya da sonucun olumlu ya da olumsuz yönde sürekli olarak, kademe kademe değiş­tiği anlamı olur. Bu tür cümlelerde söz konusu değişimi aktarmak için “gittikçe, gün geçtikçe, her geçen gün, adım adım, yavaş yavaş” vb. ifadelere başvurulur. Öncülde verilen parçada geçen numaralanmış cümleleri bu doğrultuda incelediğimizde aşamalılık anlamının bulunduğu cümlenin III numaralı “Ancak son yirmi otuz yılda kuantum mekaniği, teknolojik cihazlarda giderek daha fazla yer bulmaya başladı.” cüm­lesi olduğunu görüyoruz. Bu cümlede kuantum mekaniğinin teknolojik cihazlarda yer almasının son yıllarda kademe kademe arttığı anlamı sunulmaktadır.
Soru 7
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili
sözcük tür bakımından ötekilerden farklıdır?
A
Nehrin aşağı bölgelerindeki kum yığınları,
yöredeki hayvanlar için yemek kaynağı oldu.
B
Yanımıza aldığımız yiyeceklerden bazıları
kısa sürede küflenmişti.
C
Sürekli geçmişe bakan insanların yakın gele­
ceği kaygı etmemesi bizi şaşırtıyor.
D
Son gelişmeler bazı gruplan rahatsız etmiş
olmalı.
E
İsimleri anons edilen sporcuların hepsi sıray­la içeri girdi.
7 numaralı soru için açıklama 
A seçeneğinde verilen cümlede altı çizili “aşağı” sözcüğü “bölgeler” adını işaret yoluyla belirttiğinden, B seçeneğindeki cümlede altı çizili “kısa” sözcüğü “sürede” adını niteleme göreviyle kullanıldığından, C seçeneğindeki cümlede altı çizili “yakın” sözcüğü “gelecek” adını niteleme göreviyle kullanıldığından ve D seçeneğindeki cümlede altı çizili “bazı” sözcüğü “gruplar” adını belgisizlik yoluyla belirttiğinden tür bakımından “sıfaftır. Ancak E seçeneğindeki cümlede altı çizili “içeri” sözcüğü “gir-” fiilini yer-yön bakımın­dan belirttiğinden ve yalın hâlde kullanıldığından tür bakımından “zarftır. Dolayısıyla E seçene­ğindeki sözcük, türü bakımından ötekilerden ayrılmaktadır.
Soru 8
Türkçenin temel taşları adlar, fiiller ve ekleridir.
Kavramları karşılamada öncelikle dilin bu imkân­
larından yararlanılır. Bunların dışında kalan
zamirler, zarflar, edatlar, bağlaçlar, ünlemler ise
türetmede başvurulacak kelime grupları değildir.
Bu bakımdan tarihî dönemlerden başlayarak
eklerin, ad ve fiillerin ayrıntılı biçimde işlenmesi
gerekir.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A
İşaret zamiri
B
Zincirleme isim tamlaması
C
Durum belirteci
D
Çekimli fiil
E
Tamlayanı düşmüş isim tamlaması
8 numaralı soru için açıklama 
Öncülde verilen parçada geçen “Bunların” söz­ cüğü varlık adının yerini işaret yoluyla tuttuğun­ dan A seçeneğini, “ayrıntılı biçimde” söz öbeği “işlenmesi” fiilimsisinin gerçekleşme biçimini bildirdiğinden C seçeneğini, “gerekir” sözcüğü kip ve kişi eki almış bir fiil olduğundan D seçene­ğini, “ekleridir” sözcüğündeki “-ieri” iyelik zamiri “onun” ya da “Türkçenin” tamlayanının yerini tut­tuğundan E seçeneğini doğrulamaktadır. Ancak parçada herhangi bir zincirleme isim tamlaması kullanılmamıştır.
Soru 9
Aşağıdaki cümlelerde geçen altı çizili söz­cüklerden hangisi yapı bakımından ötekiler­
den farklıdır?
A
Bu merkezde, bireylerin zihinleri kötü düşüncelerden terapi yoluyla arındırılıyor.
B
Kitapların kapak tasarımı konusunda yaratıcı fikirlere ihtiyacımız var.
C
Bilmece türünün, çocukların zihin gelişimine önemli bir etkisi olduğu eskiden beri biliniyor.
D
Bazı anne babalar çocuklarının ders çalış­ması konusunda hatalı davranıyor.
E
Onun son zamanlardaki bu suskun ve sakin tavırları bizi de bazı düşüncelere itti.
9 numaralı soru için açıklama 
A seçeneğindeki altı çizili “arındırılıyor” sözcüğü­ nün kökü “arın-” fiilidir ve kökün üzerine fiilden fiil yapım ekleri “-dır”, “-il" ve haber kipi/fiil çekim eki “-yor” gelmiştir. B seçeneğindeki “kapak” sözcüğünün kökü “kap” adıdır ve kökün üzerine isimden fiil yapım eki “-a” ile fiilden isim yapım eki “-(a)k” gelmiştir. C seçeneğindeki “Bilmece” sözcüğünün kökü “Bil-” fiilidir ve kökün üzerine fiilden isim yapım eki “-maca” gelmiştir. E seçeneğindeki “suskun” sözcüğünün kökü “sus-” fiili­dir ve kökün üzerine fiilden isim yapım eki “-gın”gelmiştir. Bu durumda sözcükler, yapı bakımın­dan türemiştir. Ancak D seçeneğindeki altı çizili “davranıyor” sözcüğünün kökü “davran-” fiilidir ve kökün üzerine haber kipi/fiil çekim eki “-yor"gelmiştir. Dolayısıyla sözcük, yapı bakımından basittir.
Soru 10
(I) Son yıllardaki metin yayımlarıyla ilgili genel
görüş, metinlerin dil bilgisi bölümlerinde bilinen
şeyleri tekrar etmemek doğrultusundadır. (II)
Bilinen şeyleri tekrar etmekten kaçınalım eği­
limi yanlıştır. (III) Bu tutum eserden yararlan­
mak isteyen araştırıcıyı zora sokuyor. (IV) Eser
sahipleri hiç olmazsa yayımladıkları çalışmaları­
nın ikinci baskılarında bu eksikliği gidermelidir.
(V) Beklentimiz, yayımlanan eserlerde çekim
eklerinden çok yapım eklerinin farklı özellikleri­
nin irdelenmesidir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili
aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A
I. cümle, kurallı bir isim cümlesidir.
B
II. cümle, yükleminin yerine göre devriktir.
C
III. cümle, üç ögeli bir fiil cümlesidir.
D
IV. cümle, nesnesine göre geçişlidir.
E
V. cümle, yapı bakımından birleşiktir.
10 numaralı soru için açıklama 
Öncülde verilen parçada geçen I numaralı cüm- lenin yüklemi “metinlerin dil bilgisi bölümlerinde bilinen şeyleri tekrar etmemek doğrultusundadır4’ söz öbeğidir ve isim soylu söz öbeğinden olu­ şan bu yüklem, öge dizilişine göre sonda yer almaktadır. III numaralı cümlede “zora sokuyor’ söz öbeği yüklem, “Bu tutum” söz öbeği özne ve “eserden yararlanmak isteyen araştıncıyı” söz öbeği nesnedir. IV numaralı cümlenin yüklemi “gidermelidir” sözcüğüdür ve bu sözcük “neyi, kimi” sorularına yanıt verebildiğinden nesnesine göre geçişlidir. V numaralı cümlede yüklem sayısı 1’dir ve cümlede geçen “yayımlanan” fiilimsisi ile de cümlenin yargı sayısı artırılmış, cümle yapı bakımından birleşik olmuştur. Bu bilgiler doğrultusunda A, C, D ve E seçenekleri doğrulanmaktadır. Ancak II numaralı “Bilinen şeyleri tekrar etmekten kaçınalım eğilimi yanlıştır." cümlesinde yüklem, “yanlıştır” sözcüğüdür ve öge dizilişi bakımından cümlenin sonunda yer almaktadır. Dolayısıyla cümle, yükleminin yerine göre devrik deyil kuıallıclii'.
Soru 11
Yaz güneşi katı kalplerini daha da karartır­ken hortumdaki suyu döküyorlar serinlemek için
ayaklarına. Sen, o bahçeye inemedin. Renksiz bir odaya geçtin. Asla serinlemez çünkü korkunç
ayakları. Ayakları bağırıyor onların. Seni, sana bağırıyorlar.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A
İlgi zamiri
B
Birleşik fiil
C
Edat öbeği
D
Nicelik zarfı
E
Türemiş sıfat
11 numaralı soru için açıklama 
Öncülde verilen parçada geçen “inemedin” fiili yeterlik fiilinin (-abil-) olumsuzu ile çekimlen­miş ve birleşik fiili örneklendirmiştir. Parçada geçen “serinlemek için” söz öbeği bir edat öbeği olduğundan C seçeneğini, “daha” sözcüğü “karartırken” fiilimsisini miktar yoluyla belirttiğinden D seçeneğini, “Renksiz” sözcüğü “oda” adını niteleme göreviyle kullanıldığından ve yapı bakımından türemiş olduğundan E seçeneğini doğrulamaktadır. Ancak parçada herhangi bir varlık adının yerini tutan ilgi zamirine (-ki) yer verilmemiştir.
Soru 12
Bir tarihî metnin yayımlanmasında uygulanması
gereken birtakım (I) ilkeler olmalıdır. Bunların neler
olduğunu Türk Dil Kurumunun (II) bir plana (III)
bağlaması, klavuz (IV) hâline getirmesi gerektiği
düşüncesindeyim. Eser inceleyicileri; belirttiğimiz
özellikleri, eser sahiplerinden istemelidir. Eski
edebiyatla ilgili metinleri, divanları yayımlayanlar da (V).
söz varlığı üzerinde durmuyor, onların bir dizinini
yapmıyor.
Bu parçadaki numaralanmış sözlerden hangisinin yazımı yanlıştır?
A
I.
B
II.
C
III.
D
IV.
E
V.
12 numaralı soru için açıklama 
Öncülde verilen parçada geçen numaralanmış sözcükleri yazım kuralları açısından incelediğimizde l numaralı “birtakım” sözcüğünün yazımı “bir” ve “takım” sözcükleri anlamlarını yitirdiğin­den doğrudur. II numaralı ‘Türk Dil Kurumunun” sözünün yazımı, “kurum, kuruluş vb.” adlarına getirilen çekim ekleri kesme işareti ile ayrılmaz kuralı gereğince doğrudur. III numaralı “plana” sözcüğünün yazımı da yabancı kökenli bir söz­cük olduğundan doğrudur. V numaralı “yayımlayanlar da” sözünün yazımı ise “bağlaç olan ‘da/de’ ayrı yazılır” kuralı gereğince doğrudur. Ancak IV numaralı “klavuz” sözcüğünün yazımı yanlıştır. Bu sözcüğün doğru yazımı “kılavuz” biçimindedir.
Soru 13
Yosunların hışırtısı (I) Gün batımına doğru cılızla­
şan sesler (II) Gözlerinin nuru azalmış, gitme ha­
zırlığında bir güneş (III) Karaya vurmuş, az ileride
topal bir denizatı (IV) Kumları ele geçirme derdiyle
sarhoş ve etrafa saldıran birkaç yengeç (V)
Bu parçadaki numaralanmış yerlerden han­
gisine ötekilerden farklı bir noktalama işareti
getirilmelidir?
A
I.
B
II.
C
III.
D
IV.
E
V.
13 numaralı soru için açıklama 
Öncülde verilen I, II, !!l ve V numaralı yerler yük­ lemi verilmemiş yani anlamca tamamlanmamış cümlelerin sonu olduğundan buralara üç nokta (...) getirilmelidir. Ancak “Karaya vurmuş, az ileride topal bir denizatı” ifadelerinde “Karaya vurmuş” sözü yüklemdir ve cümle anlamca tamamlanmıştır. Dolayısıyla IV numaralı yere nokta (.) getirilmelidir.
Soru 14
(I) 20 yüzyılın başında ortaya çıkan dil bunalımı,
şiirsel bir bunalımdır. (II) Bu bunalımda yazar,
kelimelerin karşısında kişiliğini yitiren kimse
olarak ortaya çıkıyordu. (III) Yazar kelimeleri
kullanmasını unutmuştu ve onlan yarım yamalak
tanıyordu. (IV) Kelimelere verimli bir yabancılık
duygusuyla sokuluyordu. (V) Kelimeler onun
kelimesi değildi artık.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin han­
gisinde iyelik ekinin yanlış kullanımı anlatım
bozukluğuna neden olmuştur?
A
I.
B
II.
C
III.
D
IV.
E
V.
14 numaralı soru için açıklama 
İyelik ekleri, herhangi bir varlığın hangi varlığa ait olduğunu bildiren ve isim tamlamalarının kurulmasında görevli eklerdir. Bu ekleri “-ı, -i; -sı, -si; -im, -im; -imiz, -imiz; -lan, -leri” biçiminde sıralamak mümkündür. İyelik eklerinin kullanımı yanlış olduğunda cümlede anlatım bozukluğu meydana gelir. Öncülde verilen parçada geçen numaralanmış cümleleri bu doğrultuda incelediğimizde, III numaralı “Yazar kelimeleri kullanmasını unutmuştu ve onları yarım yama- lak tanıyordu.” cümlesinde geçen “...kelimeleri kullanmasını” ifadesinde iyelik ekinin yanlış kullanımının anlatım bozukluğuna neden olduğu­nu görüyoruz. Bu cümlenin “Yazar kelimeleri kullanmayı unutmuştu ve onları yarım yamalak tanıyordu.” biçiminde kurulması gerekirdi.
Soru 15
Yağmur yağıyor, ıslanıyorum serin serin.
Papatyaların başları eğik. Çamaşır ipine dizili
mandallardan damlayan yağmur suları, yazın
bittiğini söylüyor. Daha elini uzatamadan bitti
yaz. Eylül sessiz sessiz başladı, sessiz bitecek
sanırım yine. Arka kapıdan çıkıyorum annean-
nemin silinmemiş isli lambalarını, yağmurda ısla-
nan mandalları ve hayalimdeki lavanta tarlalarını
geride bırakarak. Köyden uzaklaşınca koşmaya
başlıyorum. Ufuk çizgisindeki son kızıllık ben
koştukça kayboluyordu.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıda-
kilerden hangisi söylenemez?
A
Farklı duyulara yönelik unsurlara yer verilmiştir.
B
Birinci kişili anlatımdan faydalanılmıştır.
C
Doğadan insana aktarma yapılmıştır.
D
Betimleyici anlatıma başvurulmuştur.
E
Yinelemelerle anlatım pekiştirilmiştir.
15 numaralı soru için açıklama 
Öncülde verilen parçada geçen “serin” sözcüğü dokunma, “kızıllık” vb. görsel unsurla görme duyusuna seslendiğinden A seçeneği; “Yağmur yağıyor, ıslanıyorum serin serin... Köyden uzak­ laşınca koşmaya başlıyorum...” cümlelerinde birinci kişili anlatıma başvurulması B seçeneğini; parça genelinde tasvirlere başvurulması D seçe- neğini ve “serin serin, sessiz sessiz” ifadeleri E seçeneğini doğrulamaktadır. Ancak parçada doğaya ait özelliklerin insana aktarılmasına dair herhangi bir ifadeye yer verilmemiştir.
Soru 16
I. Aksi takdirde ortaya hem düzensiz ve bilim­
sel bir temeie dayanmayan sözlükler hem de
güven vermeyen başvuru kaynaklan ortaya
çıkacaktır.-
II. Sözlük bilimi, dil biliminin uygulamalı alt dal­
larından biridir.
III. Bu açıdan nitelikli bir sözlük vücuda getirmek
isteyen bir sözlük yazarı, sözlüğünü hazırlar­
ken sözlük biliminin belirlediği yolları izlemek
ve onun kurallarına uymak durumundadır.
IV. Daha önce yazılmış sözlükleri çeşitli yönler­
den inceleyip sınıflandırmak, hazırlanacak
yeni sözlüklerin uyacağı kural ve yöntem­
leri belirleyip geliştirmek, sözlük yazımının
kuramsal sorunları üzerine eğilmek, bu disip­
linin ilgilendiği başlıca konulardır.
V. Bu terim, dil araştırmalarında “sözlükçülükle
birlikte “leksikografi” teriminin karşılığı olarak
kullanılır.
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı
bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında
hangisi baştan üçüncü olur?
A
l.
B
II.
C
III.
D
IV.
E
V.
16 numaralı soru için açıklama 
Paragrafların giriş cümleleri genellikle paragrafın konusunu sunar ve diğer cümleler de bu konuyu destekleyip geliştirir. Paragraf oluşturma soru­ larında da numaralanmış cümleler arasından öncelikli olarak en genel yargıyı içeren cümle tespit edilir. Bu cümle başa çekilir ve daha sonra diğer cümleler anlamsal olarak sıraya konur. Öncülde verilenleri incelediğimizde en genel yargıyı içeren ve paragrafın giriş cümlesi olabile­ cek niteliği taşıyan cümlenin II numaralı “Sözlük bilimi, dil biliminin uygulamalı alt dallarından biridir.” cümlesi olduğunu görüyoruz. Bu cümleyi en başa çekip diğer cümleleri anlamsal olarak sıraladığımızda oluşan paragraf şu şekildedir: (II) Sözlük bilimi, dil biliminin uygulamalı alt dal­ larından biridir. (V) Bu terim, dil araştırmalarında “sözlükçülükle birlikte “leksikografi” teriminin karşılığı olarak kullanılır. (IV) Daha önce yazıl­ mış sözlükleri çeşitli yönlerden inceleyip sınıf­ landırmak, hazırlanacak yeni sözlüklerin uyacağı kural ve yöntemleri belirleyip geliştirmek, sözlük yazımının kuramsal sorunları üzerine eğilmek, bu disiplinin ilgilendiği başlıca konulardır. (III) Bu açıdan nitelikli bir sözlük vücuda getirmek isteyen bir sözlük yazarı, sözlüğünü hazırlarken sözlük biliminin belirlediği yolları izlemek ve onun kurallarına uymak durumundadır. (I) Aksi taktirde ortaya hem düzensiz ve bilimsel bir temele dayanmayan sözlükler hem de güven vermeyen başvuru kaynakları ortaya çıkacaktır. Bu durumda sıralama II-V-IV-IIM biçimindedir ve baştan üçüncü cümle, IV numaralı cümledir.
Soru 17
(I) İbrahim Paşa, Kanuni Sultan Süleyman
Dönemi’nde on üç yıl sadrazamlık yapmış,
önemli siyasal ve askerî olaylarda rol oynamış­
tır. (II) Sultanahmet’te yer alan İbrahim Paşa
Sarayı’nın, Kanuni Sultan Süleyman Devri vezi­
riazamı Maktul İbrahim Paşa tarafından yaptırıl­
dığı bilinmektedir. (III) Topkapı Sarayı Müzesi
Arşivi’nde bulunan ve İstanbul Emini Ömer Ağa
tarafından padişaha takdim edilmiş olan 1521
tarihli bir yazıdan sarayın mevcut bir kona­
ğın önemli değişiklikler, eklemeler ve tamirler
yapılmak suretiyle meydana getirildiği anlaşıl­
maktadır. (IV) İçinde bir kule ve çardağı, köşk,
hazine odası, hamam, kiler, mutfaklar, divanha­
ne, hassa evleri, ahır gibi kısımları bulunan bu
yapı çok kısa bir süre içinde tamamlanmıştır. (V)
Nitekim seferden dönen padişah burada ağırlan­
mış, sadrazamlığa yükselen İbrahim Paşa’nın
muhteşem düğünü 1524’te aynı yerde yapılmış­tır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden
hangisi parçanın anlam bütünlüğünü boz­ulmaktadır?
A
I.
B
II.
C
III.
D
IV.
E
V.
17 numaralı soru için açıklama 
Paragraflar, çeşitli cümlelerin bir konu etrafında anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde bir araya gelmesiyle oluşur. Her paragrafın kendi içinde bir konu bütünlüğü vardır ve paragrafı oluşturan cümleler belli bir mantıksal sıralamaya, hiyerarşiye göre bir araya gelir. Paragrafları oluşturan cümleler arasındaki anlamsal ilinti bağdaşıklık unsurlarından gönderimle sağlanır ve her cümle birbirini destekler niteliktedir. Paragraflarda ana konudan bağımsız ya da cümlenin düşünce akışı dışında bilgi içeren herhangi bir cümleye yer verilirse paragrafın anlam bütünlüğü bozulur. Buna göre, öncülde verilen parçayı okuduğumuzda parçanın II, III, IV ve V numaralı cümlelerinde İbrahim Paşa Sarayı ile ilgili bilgilerin sıralandığını görüyoruz. Ancak parçanın I numaralı cümlesinde “İbrahim Paşa” ile ilgili bir bilgi verilerek parçanın anlam bütünlüğü bozul­muştur.
Soru 18
(I) TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi (TUG), ülke­
mizde astronomi, astrofizik alanında eğitim ve
araştırma yapan üniversite ve merkezlerde çalı­
şan bilim insanlarımızın ortak sinerjisiyle ve
TÜBİTAK’ın destekleriyle ortaya çıkan bir gözle­
mevi. (II) Geçtiğimiz sene yirminci kuruluş yılını
kutlayan TUG, yirmi yıllık süreçte yaptığı çalış­
malar ve edindiği deneyimlerle sayısız başarıya
imza attı. (III) Böylece ülkemizde ve dünyada
hak ettiği yeri kazandı. (IV) TÜBİTAK bünye­
sinde yürütülen ve devlet destekli bir proje olan
Ulusal Gözlemevi için yer seçimi çalışmaları
toplam elli beş araştırmacı tarafından yürütülen
zorlu bir süreçti. (V) 1986’da tamamlanan bu
çalışmalar sonucunda gözlemevinin yeri olarak
Antalya Saklıkent’te bulunan Bakırlıtepe seçildi.
(VI) Burada kurulan TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi
5 Eylül 1997'de üniversitelerimize teleskop hiz­
meti vermeye başladı.
Bu parça iki paragrafa aynlmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerden hangisi ile başlar?
A
II.
B
III.
C
IV.
D
V.
E
VI.
18 numaralı soru için açıklama 
Paragraflar, çeşitli cümlelerin bir konu etrafında anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde bir araya gelmesiyle oluşur. Her paragrafın kendi içinde bir konu bütünlüğü vardır ve paragrafı oluşturan cümleler belli bir mantıksal sıralamaya, hiyerarşiye göre bir araya gelir. Paragrafları oluşturan cümleler arasındaki anlamsal ilinti bağdaşık­lık unsurlarından gönderimle sağlanır ve her cümle birbirini destekler niteliktedir. Paragrafta anlatılanlarla ilgili konuya bakış açısı değiştirilir ve daha sonra bu bakış açısının bütünlüğüne yönelik bilgiler sunulmaya başlarsa paragraf söz konusu cümleden itibaren ikiye bölünebilir. Bu tür soruların çözümünde ayrıca paragrafın giriş cümlesinin en genel yargıyı içerdiği bilgi­ si göz önünde tutulmalıdır. Çünkü kendinden önceki cümle ile bağlantı kurulmasını sağlayan gönderim öğeleri paragrafların giriş cümlesinde bulunmaz. Buna göre, öncülde verilen parça­ da geçen cümleleri incelediğimizde parçanın l, II ve İli numaralı cümlelerinde TÜBİTAK Ulusal Gözlemevinin konu edildiğini ancak IV, V ve VI numaralı cümlelerde TÜBİTAK Ulusal Gözlemevinin kuruluşuna dair bilgilere yer veril­ diğini görüyoruz. Bu durumda parça IV numaralı cümleden itibaren ikiye bölünebilir.
Soru 19
Ağaç en önemli kültürel sembollerden biridir.
Türk ve dünya kültüründe ağaca birbirinden
farklı veya birbirini besleyerek değişen pek çok
rol verilmiştir. Türk kültüründe destanlar devrin-
den itibaren ağaç, çeşitli inanışlara konu olmuş,
bazen de bu inanışların merkezinde bulunarak
kendisine tapılan bir nesne olma vasfına yüksel-
miştir. Örneğin İslamiyet öncesi Türk kültüründe
mevcut olan ve “hayat ağacı” adı verilen, dünya-
nın merkezini sembolize eden kutsal ağaç birçok
kültürde var olan ortak bir ağaç sembolizminin
oluşmasını sağlamıştır. — Böylece ağacın her
üç dünya arasında bir bağlantı oluşturduğu inan-
cı ortaya çıkmıştır.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin
akışına göre aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi en uygundur?
A
Ağaçların tüm dünyada insan yaşamına olumlu katkıları olduğu bilinen bir gerçektir.
B
Bu ağacın köklerinin, yer altındaki dünyayı; gövdesinin, yeryüzünü ve dallarının üst dünyayı temsil ettiğine inanılmıştır.
C
Hemen her kültürde belli nesnelere mistik anlamlar yüklendiği bilinmektedir.
D
İmgese! anlatılar edebiyatın çok eski zamanlarından bu yana görülmektedir.
E
İnsanların ölümden sonra başka bir dünya olduğuna dair sağlam bir inancı söz konusudur.
19 numaralı soru için açıklama 
Öncülde verilen parçadaki boşluğun hemen öncesindeki “...Örneğin İslamiyet öncesi Türk kültüründe mevcut olan ve ‘hayat ağacı’ adı verilen, dünyanın merkezini sembolize eden kut­ sal ağaç birçok kültürde var olan ortak bir ağaç sembolizminin oluşmasını sağlamıştır...” cümle­ si ile boşluktan hemen sonraki “Böylece ağacın her üç dünya arasında bir bağlantı oluşturduğu inancı ortaya çıkmıştır.” cümlesini anlamsal açı­ dan incelediğimizde parçadaki boşluğa gelecek en uygun sözlerin B seçeneğindeki “Bu ağacın köklerinin, yer altındaki dünyayı; gövdesinin, yeryüzünü ve dallarının üst dünyayı temsil ettiği­ ne inanılmıştır.” cümlesinde yer aldığını görüyo­ ruz.
Soru 20
Çukurova’nın buğusuyla ortaya çıkan bir denize
benzeyen ovalara hâkimdir Anavarza Kalesi.
Adana’ya yetmiş kilometre uzaklıktaki kale,
Dilekkaya köyünde, insanı afallatan diklikte bir
kaya kütlesinin üstüne kurulmuştur. Burası,
Sumbas Çayı ile Ceyhan Nehri’nin birleştiği
yerdir. Mimari açıdan büyük ölçüde sağlam olan
yapı, kesme taştan inşa edilmiştir. Kaleye günü­
müzde sadece güneydeki ve doğudaki kapılar­
dan girilebilmektedir.
Bu parçada Anavarza Kalesi ile ilgili aşağıda-
kilerden hangisine değinilmemiştir?
A
Yapısal bütünlüğünü çoğunlukla koruduğuna
B
Çevresinde bulunan coğrafi unsurlara
C
Yapımında hangi malzemenin kullanıldığına
D
Kimler tarafından yaptırıldığına
E
İnşa edildiği yerin niteliklerine
20 numaralı soru için açıklama 
Anavarza Kalesi’nin konu edildiği öncüldeki par­ çada geçen “...Mimari açıdan büyük ölçüde sağ­ lam olan yapı, kesme taştan inşa edilmiştir...” ifadeleri A veC seçeneğini; “Çukurova’nın buğu­ suyla ortaya çıkan bir denize benzeyen ovalara hâkimdir Anavarza Kalesi...” ifadeleri B seçe­ neğini ve “...Adana’ya yetmiş kilometre uzak­ lıktaki kale, Dilekkaya köyünde, insanı afallatan diklikte bir kaya kütlesinin üstüne kurulmuştur..." ifadeleri E seçeneğini doğrulamaktadır. Ancak parçada Anavarza Kalesi’nin kimler tarafından yaptırıldığına dair herhangi bir ifadeye yer veril- memiştir.
Soru 21
Kelile ve Dimne, MS 300 yılında Hintli bir bilgin
tarafından kaleme alınmıştır. Eser, sunulduğu
hükümdara bir tür nasihat niteliğindedir. Eserde
yurt yönetimi, felsefe ve eğitimle ilgili durumlar
dolaylı olarak tartışma ve eleştirme odağı oluş­
turmaktadır. Eserin kahramanı iki çakaldan biri
açık sözlülüğün ve doğruluğun, diğeri ise yalan
ve iftiranın sembolü olarak karşımıza çıkmakta­
dır. Eser, yazıldığı dilden ilk önce Pehleviceye,
sonra Pehleviceden Arapçaya ve daha sonra da
Arapçadan Farsçaya çevrilmiştir.
Bu parçadan Kelile ve Dimne ile ilgili;
I. Didaktik nitelikler barındırmaktadır.
II. Karakter olarak insan dışı varlıklara yer verilmiştir.
III. Farklı dillerde kaleme alınmıştır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I. ve II.
D
II. ve III.
E
I, II ve III.
21 numaralı soru için açıklama 
Kelile ve Dimne’rim konu edildiği öncüldeki parçada geçen “...Eser, sunulduğu hükümda­ ra bir tür nasihat niteliğindedir...” ifadeleri I numaralı “Didaktik nitelikler barındırmaktadır.” yargısını, “...Eserin kahramanı iki çakaldan biri açık sözlülüğün ve doğruluğun, diğeri ise yalan ve iftiranın sembolü olarak karşımıza çıkmakta­ dır...” ifadeleri II numaralı “Karakter olarak insan dışı varlıklara yer verilmiştir.” yargısını doğrula­ maktadır. Ancak parçada “Kelile ve Dimne”nin farklı dillerde kaleme alındığına dair herhangi bir ifadeye yer verilmemiştir. Parçada söz konusu eserin sadece farklı dillere çevrildiğine dair bilgi verilmiştir.
Soru 22
Her insan bir duygu, düşünce ve intiba depo­
sudur. Her insan duyar, düşünür ve etrafında
olanları fark eder. Fakat bunlar, içimize karmaşık
olarak girer. Bunları anlatırken yani konuşur ya
da yazarken aralarında bağ kuramazsak baş­
kalarına saçma gelir. Bir manav ya da bir vitrin
ancak tanzim edilince göze güzel görünür. Zaten
saçmak ile ilişkili olan saçma sözcüğü de düze­
nin zıddıdır.
Bu parçada vurgulanmak îstenen düşünce
aşağıdakilerden hangisidir?
A
İnsan, yaşamın her alanında düzenli olmalı­dır.
B
Düşünme, çevreyi gözlemleme yetisi insan­lara özgüdür.
C
Bireylerin birbirleriyle anlaşabilmesi yaşam­larında kolaylık sağlar.
D
İletişimin olmadığı toplum yapısında ayrılık­lar başlar.
E
Duygu, düşünce ve izlenimler ancak kompozisyonlu olursa anlamlıdır.
22 numaralı soru için açıklama 
Öncülde verilen parçada geçen “Her insan bir duygu, düşünce ve intiba deposudur. Her insan duyar, düşünür ve etrafında olanları fark eder. Fakat bunlar, içimize karmaşık olarak girer. Bunları anlatırken yani konuşur ya da yazarken aralarında bağ kuramazsak başkalarına saçma gelir. Bir manav ya da bir vitrin ancak tanzim edi­lince göze güzel görünür...” sözlerinden hare­ ketle bu parçada vurgulanmak istenenin “Duygu, düşünce ve izlenimler ancak kompozisyonlu olursa anlamlıdır.” yargısı olduğunu görüyoruz.
Soru 23
23 - 24 soruları aşağıdaki
parçaya göre cevaplayınız.
(I) Kemal Tahir, bir fark edişler bütünü olan
yaşamın sonsuzluğunda aydınlığın sesi ve varo-
luşsal yitimlere “Dur!” diyebilme ereğinde olan
bir mücadele adamıdır. (II) Bir şey söylemek
değil de bir şey gösterme hedefindeki sanatkâr,
eleştirel gerçekçi bir tavır yerine gözlem ve
tasvirin ön planda olduğu eserler kaleme alır,
(III) O, kendisini ve eserlerindeki karakterleri,
“yabancı”sı oldukları dünyada çağcıl bir mahkûm
gibi algılar. (IV) Yerli aydın kimliğiyle bireyin
hızlı, kopuk, parçalanmış ve deneysel dünya
yolculuğunda sürekli sınırlara çarpışını ve hiçbir
yerdeliğini fark edişini metinleştirir. (V) Uzun
soluklu serüvenler değil de kısa anlatılar şeklin-
deki hikâyelerinde ise sosyal çatışmaları, ahlaki
tezatları determinist bir dikkat ile kurgular.
Bu parçada Kemal Tahir’in;
I. anlatım tarzı,
II.ele aldığı konu,
III. yazdığı edebî dönem,
bilgilerinden hangilerine değinilmiştir?
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I. ve II.
D
II ve III.
E
I, II ve III
23 numaralı soru için açıklama 
Öncülde verilen parçada geçen “...Bir şey söy­ lemek değil de bir şey gösterme hedefindeki sanatkâr, eleştirel gerçekçi bir tavır yerine göz­ lem ve tasvirin ön planda olduğu eserler kaleme alır...” ifadeleri I numaralı öncülü, “...Yerli aydın kimliğiyle bireyin hızlı, kopuk, parçalanmış ve deneysel dünya yolculuğunda sürekli sınırlara çarpışını ve hiçbir yerdeliğini fark edişini metin­ leştirir...” ifadeleri II numaralı öncülü doğrula­ maktadır. Ancak parçada Kemal Tahir’in hangi edebî dönemde yazdığına dair herhangi bir bilgiye yer verilmemiştir.
Soru 24
23 - 24 soruları aşağıdaki
parçaya göre cevaplayınız.
(I) Kemal Tahir, bir fark edişler bütünü olan
yaşamın sonsuzluğunda aydınlığın sesi ve varo-
luşsal yitimlere “Dur!” diyebilme ereğinde olan
bir mücadele adamıdır. (II) Bir şey söylemek
değil de bir şey gösterme hedefindeki sanatkâr,
eleştirel gerçekçi bir tavır yerine gözlem ve
tasvirin ön planda olduğu eserler kaleme alır,
(III) O, kendisini ve eserlerindeki karakterleri,
“yabancı”sı oldukları dünyada çağcıl bir mahkûm
gibi algılar. (IV) Yerli aydın kimliğiyle bireyin
hızlı, kopuk, parçalanmış ve deneysel dünya
yolculuğunda sürekli sınırlara çarpışını ve hiçbir
yerdeliğini fark edişini metinleştirir. (V) Uzun
soluklu serüvenler değil de kısa anlatılar şeklin-
deki hikâyelerinde ise sosyal çatışmaları, ahlaki
tezatları determinist bir dikkat ile kurgular.
Bu parçadaki numaralanmış
hangisinden sonra “Hapishanelerde edindiği
deneyim ve yoğun bilgi birikimini önceleri uzun
uzadıya dedektif ve macera romanlarına aktarır,
daha sonra ise bu bilgi birikimiyle tezli romana
yönelir.” cümlesi getirilirse parçanın anlam
bütünlüğünde bozulma olmaz?
A
I.
B
II.
C
III.
D
IV.
E
V.
24 numaralı soru için açıklama 
Soru kökünde verilen “Hapishanelerde edindiği deneyim ve yoğun bilgi birikimini önceleri uzun uzadıya dedektif ve macera romanlarına aktarır, daha sonra ise bu bilgi birikimiyle tezli romana yönelir.” cümlesi ile parçada geçen cümleler ara­ sındaki anlamsal ilişkiyi göz önüne aldığımızda bu cümlenin IV numaralı “Yerli aydın kimliğiyle bireyin hızlı, kopuk, parçalanmış ve deneysel dünya yolculuğunda sürekli sınırlara çarpışını ve hiçbir yerdeliğini fark edişini metinleştirir.” cümle­sinden sonra gelmesi gerektiğini görüyoruz.
Soru 25
25 - 26 sorulan aşağıdaki
_________ parçaya göre cevaplayınız.
Alzheimer, yaşlılarda düşünce bozukluğunun en
yaygın nedeni olan, hafıza ve bilişsel işlevlerde
kayıpla sonuçlanan nörodejeneratif bir hastalık.
Hastalığın erken teşhisi için etkin bir yöntem
geliştirilmesi önemlidir. Her ne kadar hastalığın
henüz tam olarak bir tedavisi yoksa da gelişti-
rilmekte olan ilaçların erken kullanımıyla has­
talığın önüne geçilmeye çalışılmaktadır. Erken
teşhis, ayrıca hastalığın ilerleyişini yavaşlatmak
için bireylerin yaşam tarzlarında da değişik-
likler yapmaktadır. Son günlerde yapay zekâ
sayesinde geliştirilen teknikle de artık insanlar
Alzheimer hastalığına yakalanmadan on yıl önce
teşhis gerçekleştiriliyor. Bu durum en azından
Alzheimer hastalığının kesin çözümünde olmasa
da hastalığa yakalanmadan önlemler alınmasın­
da oldukça önemli bir gelişmedir.
Bu parçada anlatılanlar aşağıdaki sorulardan 5
hangisine karşılık söylenmiş olabilir?
A
Alzheimer’ın en sık görüldüğü yaş aralığı nedir?
B
Alzheimer ilk olarak ne zaman teşhis edilmiş bir hastalıktır?
C
Alzheimer olan hastalarda görülen belirtileri nelerdir?
D
Alzheimer’ın çocuklarda görülmesi mümkün müdür?
E
Alzheimer ve tedavisi hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
25 numaralı soru için açıklama 
Öncülde verilen parçada geçen “Alzheimer, yaş­ lılarda düşünce bozukluğunun en yaygın nedeni olan, hafıza ve bilişsel işlevlerde kayıpla sonuç­ lanan nörodejeneratif bir hastalık. Hastalığın erken teşhisi için etkin bir yöntem geliştirilmesi önemlidir. Her ne kadar hastalığın henüz tam olarak bir tedavisi yoksa da geliştirilmekte olan ilaçların erken kullanımıyla hastalığın önüne geçilmeye çalışılmaktadır...” sözlerinden ve par­ çanın genelinde Alzheimer hakkında bilgilen­ dirmeler yapılmasından hareketle bu parçada anlatılanların “Alzheimer ve tedavisi hakkındaki görüşleriniz nelerdir?” sorusuna karşılık olarak söylendiğini ifade edebiliriz.
Soru 26
25 - 26 sorulan aşağıdaki
_________ parçaya göre cevaplayınız.
Alzheimer, yaşlılarda düşünce bozukluğunun en
yaygın nedeni olan, hafıza ve bilişsel işlevlerde
kayıpla sonuçlanan nörodejeneratif bir hastalık.
Hastalığın erken teşhisi için etkin bir yöntem
geliştirilmesi önemlidir. Her ne kadar hastalığın
henüz tam olarak bir tedavisi yoksa da gelişti-
rilmekte olan ilaçların erken kullanımıyla has­
talığın önüne geçilmeye çalışılmaktadır. Erken
teşhis, ayrıca hastalığın ilerleyişini yavaşlatmak
için bireylerin yaşam tarzlarında da değişik-
likler yapmaktadır. Son günlerde yapay zekâ
sayesinde geliştirilen teknikle de artık insanlar
Alzheimer hastalığına yakalanmadan on yıl önce
teşhis gerçekleştiriliyor. Bu durum en azından
Alzheimer hastalığının kesin çözümünde olmasa
da hastalığa yakalanmadan önlemler alınmasın­
da oldukça önemli bir gelişmedir.
Bu parçadan Alzheimer ile ilgili;
I. Tedavisi kesin olarak gerçekleştirilen bir
hastalıktır.
II. Geliştirilen tekniklerle erken farkına varılma-
sı mümkün hâle gelmiştir.
III. Genellikle yaşı ilerlemiş insanlarda gözlem-
lenen bir hastalıktır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I. ve II.
E
II. ve III.
26 numaralı soru için açıklama 
Öncülde verilen parçada geçen “...Son günlerde yapay zekâ sayesinde geliştirilen teknikle de artık insanlar Alzheimer hastalığına yakalanmadan on yıl önce teşhis gerçekleştiriliyor. Bu durum en azından Alzheimer hastalığının kesin çözümünde olmasa da hastalığa yakalanmadan önlemler alınmasında oldukça önemli bir geliş­medir.” ifadeleri II numaralı “Geliştirilen teknik­lerle erken farkına varılması mümkün hâle gel­miştir.” yargısını, “Alzheimer, yaşlılarda düşünce bozukluğunun en yaygın nedeni olan, hafıza ve bilişsel işlevlerde kayıpla sonuçlanan nörodejeneratif bir hastalık...” ifadeleri III numaralı “Genellikle yaşı ilerlemiş insanlarda gözlemle­nen bir hastalıktır.” yargısını doğrulamaktadır. Ancak parçada Alzheimer’ın tedavisi kesin olan bir hastalık olduğuna dair herhangi bir ifadeye yer verilmemiştir. Aksine tedavisinin mümkün olmadığı açıkianmaktadır.
Soru 27
27 - 30 soruları aşağıdaki
bilgiye göre cevaplayınız.
Azra, Duru ve Gamze isimli kişiler A, B ve C
ilaçlarını bir günde sabah, öğle ve akşam olmak
üzere en az bir en fazla üç kez alıyor. Bu kişilerin
bir gün içinde aldıkları ilaçlarla ilgili aşağıdakiler
biliniyor.
Bu üç kişi de üç ilacı kullanıyor.
Aynı ilaç tek seferde en fazla bir kez kullanı­lıyor.
Azra dört tane, Duru ve Gamze beşer tane
ilaç kullanıyor.
A ilacını Azra ve Duru aynı, Duru ve Gamze
farklı zamanda kullanıyor.
Herkes B ilacını farklı zamanda kullanıyor.
Azra sadece akşam A ilacını kullanıyor.
Gamze aynı ilaçtan en fazla iki tane kullanı­yor.
Duru, aşağıda verilen öğünlerin hangisinde
üç ilacı da kullanmış olabilir?
A
Sabah
B
Öğlen
C
Akşam
D
Öğlen ve akşam
E
Hiçbiri
27 numaralı soru için açıklama 
Duru akşam üç ilacı da kullanmış olabilir.
Soru 28
27 - 30 soruları aşağıdaki
bilgiye göre cevaplayınız.
Azra, Duru ve Gamze isimli kişiler A, B ve C
ilaçlarını bir günde sabah, öğle ve akşam olmak
üzere en az bir en fazla üç kez alıyor. Bu kişilerin
bir gün içinde aldıkları ilaçlarla ilgili aşağıdakiler
biliniyor.
Bu üç kişi de üç ilacı kullanıyor.
Aynı ilaç tek seferde en fazla bir kez kullanı­lıyor.
Azra dört tane, Duru ve Gamze beşer tane
ilaç kullanıyor.
A ilacını Azra ve Duru aynı, Duru ve Gamze
farklı zamanda kullanıyor.
Herkes B ilacını farklı zamanda kullanıyor.
Azra sadece akşam A ilacını kullanıyor.
Gamze aynı ilaçtan en fazla iki tane kullanı­yor.
Aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğru­dur?
A
Azra sabah B ilacını almıştır.
B
Gamze akşam C ilacını almıştır.
C
Duru öğlen A ilacını almıştır.
D
Gamze öğlen A ilacı almıştır.
E
Duru akşam B ilacı almıştır.
28 numaralı soru için açıklama 
Oluşturulan tablo göz önüne alındığında Gamze öğlen A ilacını almıştır.
Soru 29
27 - 30 soruları aşağıdaki
bilgiye göre cevaplayınız.
Azra, Duru ve Gamze isimli kişiler A, B ve C
ilaçlarını bir günde sabah, öğle ve akşam olmak
üzere en az bir en fazla üç kez alıyor. Bu kişilerin
bir gün içinde aldıkları ilaçlarla ilgili aşağıdakiler
biliniyor.
Bu üç kişi de üç ilacı kullanıyor.
Aynı ilaç tek seferde en fazla bir kez kullanı­lıyor.
Azra dört tane, Duru ve Gamze beşer tane
ilaç kullanıyor.
A ilacını Azra ve Duru aynı, Duru ve Gamze
farklı zamanda kullanıyor.
Herkes B ilacını farklı zamanda kullanıyor.
Azra sadece akşam A ilacını kullanıyor.
B ilacını Azra’nırı akşam, Duru’nun öğlen
aldığı bilgisi verilirse aşağıdakilerden hangisi
kesinlikle yanlış olur?
A
Gamze C ilacını aldığında Duru da C ilacını almıştır.
B
Azra öğlen C ilacını almıştır.
C
Üç kişi de akşam C ilacını almıştır.
D
Üç kişi de sabah C ilacını almıştır.
E
Gamze öğlen A ve C ilacını birlikte almıştır.
29 numaralı soru için açıklama 
B ilacını Azra akşam, Duru öğlen alıyorsa Gamze sabah almıştır. Buna göre, Azra C ilaç­larını sabah ve öğlen almıştır. Buna göre, üç kişi de akşam C ilacı almamıştır.
Soru 30
27 - 30 soruları aşağıdaki
bilgiye göre cevaplayınız.
Azra, Duru ve Gamze isimli kişiler A, B ve C
ilaçlarını bir günde sabah, öğle ve akşam olmak
üzere en az bir en fazla üç kez alıyor. Bu kişilerin
bir gün içinde aldıkları ilaçlarla ilgili aşağıdakiler
biliniyor.
Bu üç kişi de üç ilacı kullanıyor.
Aynı ilaç tek seferde en fazla bir kez kullanı­lıyor.
Azra dört tane, Duru ve Gamze beşer tane
ilaç kullanıyor.
A ilacını Azra ve Duru aynı, Duru ve Gamze
farklı zamanda kullanıyor.
Herkes B ilacını farklı zamanda kullanıyor.
Azra sadece akşam A ilacını kullanıyor.
• Azra C ilacını kullandığında Gamze de C
ilacını kullanıyor.
• Hiç kimse aynı anda üç ilaç kullanmıyor.
Verilen bilgilere ek olarak yukarıdaki bilgiler
de verilseydi aşağıdakilerden hangisi kesin­likle doğru olurdu?
A
Duru A ve C ilaçlarını birlikte alıyor.
B
Gamze B ilacını akşam alıyor.
C
Azra A ve B ilacını birlikte alıyor.
D
Duru B ilacını akşam alıyor.
E
Azra B ilacını sabah alıyor.
Sınavı tamamlamak için butona tıklayınız, yanlışlarınız gösterilecektir. Sonuçları al.
30 tamamladınız.
Liste
Geri dön
Tamamlananlar işaretlendi.
12345
678910
1112131415
1617181920
2122232425
2627282930
Son
Geri dön

Benzer Testler

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

Yorumlar (1)

  • Ben 2022 ekpss ye hazırlanıyorum.13.denemeyi cozdum sozel mantiktan muaf oldugumuz icin sozel mantik sorularini cozmedim.26 soruda 24 dogru 1 yanlis ve 1 bosum var.