Online KPSS Türkçe Denemesi Çöz 5
Tebrikler - KPSS TG Türkçe Denemesi 5 adlı sınavı başarıyla tamamladınız. Sizin aldığınız skor %%SCORE%% en yüksek skor %%TOTAL%%. Hakkınızdaki düşüncemiz %%RATING%%
| %%SCORE%% | Doğru sayısı |
| %%TOTAL%% | Soru sayısı |
| %%PERCENTAGE%% | Doğru yüzdesi |
| %%WRONG_ANSWERS%% | Yaptığınız yanlış sayısı |
Yanıtlarınız aşağıdaki gibidir.
Soru 1 |
“Bilmek” sözcüğü, numaralanmış cümlelerde kaç farklı anlamda kullanılmıştır?
- Ben, matematiği onun kadar bilmem.
- Soru yazmayı çok iyi bilir.
- Bu işlerin nasıl olacağını bilirim.
- Soruyu sen de bildin.
- Zannedersem beni bilmedin.
1 | |
2 | |
3 | |
4 | |
5 |
Soru 2 |
Bir sözcüğün benzetme amacı gütmeden başka bir söz yerine kullanılmasına “ad aktarması” denir. Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması vardır?
Kolu kanadı kırılmış kuşlar gibiyim | |
Hakan’ın sert sözleri çok etkileyiciydi. | |
Anadolu, bizi sevgi ve saygıyla kucakladı. | |
Yukarı odadan çatır çutur ses geliyordu. | |
Fenerbahçe’nin file bekçisi geçen maçta sakatlandı |
Soru 3 |
“Çekmek” sözcüğü, aşağıdakilerin hangisinde “benzemek” anlamında kullanılmıştır?
Özcan, İbrahim’in öğrencilerinden çok çekmişti. | |
Şubat ayı dört yılda bir yirmi dokuz çeker. | |
Çocuğun tüm hareketleri babasına çekmişti. | |
Gül: “Arabayı çek şuradan.” dedi. | |
El çek tabip el çek yaramdan. |
Soru 4 |
Şiir yazan hatta şiire ömrünü bağışlayan bir sürü insan gördüm. Ancak Ekrem Şahin gibi sadece kendi olmayı, kendi kalmayı bilen başka bir şair görmedim. Yukarıdaki parçada geçen altı çizili sözle, anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Yerel söyleyiş özellikleri kullanmak | |
Başka kültürlerden etkilenmek | |
Özgün olmayı bilmek | |
Özenli olmak | |
Evrenselliği yakalamak |
Soru 5 |
Aşağıdaki cümlelerden hangisi, kanıtlanabilirlik açısından farklıdır?
Niteleme sıfatları eylemleri niteledikleri zaman durum zarfı olur. | |
Küçültme eki almış sözcükler, durum zarfı görevinde de kullanılır | |
-me/ -ma eki olumsuzluk bildiren bir ektir. | |
Şiir, dizelerle oluşan bir edebi türdür. | |
Üslup, bir yazarın en önemli dayanağıdır. |
Soru 6 |
Bu zamana kadar yazdıklarımın, anlattıklarımın hiçbiri durup dururken ortaya çıkmadı. Hepsinin ayrı bir öyküsü, yaşanmışlığı vardı. Yukarıdaki parçada geçen altı çizili sözle, anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Bu tür ufak tefek işlerle uğraşmam. | |
Olanlar hakkında herhangi bir bilgim yok. | |
Ortada hiçbir şey yokken niçin gittin? | |
Uzun ince bir yola girmiştin. | |
Hemen işyerine gitmem gerektiğini, söyledi. |
Soru 7 |
Aşağıdaki cümlelerden hangisi, durum yönünden tamamlanmıştır? I. Aile fertleriyle kurduğumuz iletişimde anlayışlı olmak önemlidir. II. Sorunlarımızı ancak ve ancak aynı noktada birleşerek çözebiliriz. III. Çoğalan sevgimizle sağlıklı aileler oluşturabiliriz, kısa zamanda. IV. Özeleştiri yapmak iletişimsizliği azaltmada büyük bir paya sahiptir. V. Paylaşılanların artması aradaki bağları da güçlendirecektir.
I | |
II | |
III | |
IV | |
V |
Soru 8 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir varsayım söz konusudur?
Yorum cümlelerinde bir olay, durum hakkında kişisel bir değerlendirme yapılır. | |
Değerlendirme herkese göre farklılık gösteren bir olgu olabilir. | |
Bir olayın, durumun bir an için gerçekleşeceğini düşünmek varsayımdır. | |
Tahmin cümleleri yorum cümleleriyle aynı doğrultudadır. | |
Tut ki konunun tamamını burada anlattın, ya zaman yetmezse? |
Soru 9 |
“İzmirli öğretmenler, ihtiyacı olan öğrencilere gönüllü olarak ders anlatıyorlar.” Bu cümleden kesin olarak çıkarılacak yargı aşağıdakilerden hangisidir?
İzmirli öğretmenler bu uygulamayı ilk kez yapıyorlar | |
Öğrenciler bu uygulamadan oldukça memnunlar. | |
Öğretmenler bu uygulamayı kendi istekleriyle yapıyorlar | |
İzmirli öğrencilerin bilgi düzeyleri düşüktür. | |
Öğretmenler bu işi her yıl yapacaklar. |
Soru 10 |
(I) Elbette düş kırıklıkları da yaşadım. (II) Onları da yazıyorum; ama yayımlamıyorum. (III) Yazdıklarımın bir kısmı eksik sayılır. (IV) Düş kırıklıklarını, kırgınlıkları yazacak olursam, onların altındaki nedenleri de anlatmam lazım. (V) O zaman da bazılarını suçlamış olurum. Numaralanmış cümlelerden hangileri kendinden önceki cümlenin gerekçesi konumundadır?
I – II | |
II – III | |
II – IV | |
III – IV | |
IV – V |
Soru 11 |
I. tuğladan yapılmış II. arada göze çarpan III. genel mimari estetiğini bozmuyor IV. neyse ki sayıları da üçü beşi geçmediğinden V. küçük ve tek katlı yapılar Yukarıdaki sözlerle kurallı ve anlamlı bir bütün oluşturulmak istense sıralama nasıl olur?
II, IV, III, I, V | |
I, II, III, V, IV | |
II, I, V, IV, III | |
IV, I, III, V, II | |
III, I, IV, II, V |
Soru 12 |
“Cumhuriyet dönemine damgasını vurmuştur, çeviri ve deneme.” Bu cümlenin özellikleri aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Kurallı-Olumsuz-Birleşik-Ad cümlesi | |
Kurallı-Olumlu-Bağlı-Eylem cümlesi | |
Devrik-Olumlu-Basit-Eylem cümlesi | |
Devrik-Olumsuz-Sıralı-Ad cümlesi | |
Kurallı-Olumlu-Birleşik-Eylem cümlesi |
Soru 13 |
“Hasan’ın en küçük kardeşi hariç, iyi bir iş bulamadı.” Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Özne eksikliği | |
Nesne eksikliği | |
Yanlış sözcük kullanımı | |
Noktalama hatası | |
Ekeylem eksikliği |
Soru 14 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?
Nükleer santral konusundaki yaklaşımlarınız hakkında bir araştırma yaptım. | |
Konuyu, büyük şirketlerin çevreye sağladığı zararlar açısından da ele aldım. | |
TEMA’ nın çalışmalarının hep kırsal alanlara yönelik olduğunu düşünüyorum. | |
Çevredeki kirliliğin yok olması adına duyarlı olmak zorundayız. | |
Belli vakıfların bütçe ayırma konusunda tutarlı olmadığını söyleyebilirim. |
Soru 15 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu yoktur?
Arkadaşlığa önem verir, yaşatmaya çalışırdı. | |
Birlik ve beraberlik ruhu bizi ileriye taşır. | |
Kimse olayın böyle sonuçlanacağını düşünmemiş ve hazırlıksız yakalanmıştı. | |
Onu anlamakla kalmayıp değer de veriyorum. | |
Umutlu insanları küçümsemek doğru değildir. |
Soru 16 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?
Nükleer santral konusundaki yaklaşımlarınız hakkında bir araştırma yaptım. | |
Konuyu, büyük şirketlerin çevreye sağladığı zararlar açısından da ele aldım. | |
TEMA’ nın çalışmalarının hep kırsal alanlara yönelik olduğunu düşünüyorum. | |
Çevredeki kirliliğin yok olması adına duyarlı olmak zorundayız. | |
Belli vakıfların bütçe ayırma konusunda tutarlı olmadığını söyleyebilirim. |
Soru 17 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
Kömür, Türkiye’de ilk kez 1938 yılındaki Ticaret Antlaşması ile gündeme geliyor. | |
Ondan önce, Osmanlının böyle bir sorunu yoktu. | |
İngilizler, petrol araştırmaları sırasında Zonguldak’ta kömür buldular. | |
Üretim yapılmasına karar verilince iki sorunla karşılaşılıyor | |
Kömürü üretecek teknoloji ve kullanılacağı yerler. |
Soru 18 |
(I)Romancı, kurduğu roman dünyası ile okura yeni bir evren sunan kişidir. (II)Özgün, yeni, anlamı, boyutu, derinliği olan bir yapıtı ortaya koyandır. (III)Düşlediği kadar da yol alandır. (IV)Roman yazarı, kendine has diliyle diğer yazarlardan ayrılmasını da bilmelidir. (V)Kahramanlarını bu yolda oluşturan ve geliştirendir. Numaralandırılmış cümlelerden hangisi, parçanın akışını bozmaktadır?
I | |
II | |
III | |
IV | |
V |
Soru 19 |
Özellikle 1990’lı yıllardan itibaren Türk çocuk edebiyatında değişimleri bir milat olarak değerlendirmek yanlış olmaz. Çünkü son zamanlarda çocuk kitaplarının hem biçim hem içerik özellikleri sistematik tarzda farklılaştı. Bu değişim Türk çocuk edebiyatının çocuğu ve çocukluğu keşfetmesi ile yakından ilgilidir. Neler mi oldu? Çocuk daha gerçekçi ele alınmaya başlandı. Edebiyat niteliği çağdaş bir düzeye ulaştı. Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Tanım yapılmıştır. | |
Bazı cümleler açıklanmıştır. | |
Öznel bir anlatım hâkimdir. | |
Bağlaç kullanılmıştır. | |
Genellikle değerlendirmelere yer verilmiştir. |
Soru 20 |
(I)Edebiyat dile dayanır. (II)Bir şiirde, hikâyede, romanda, tiyatroda bize heyecan veren o derin ve yüce duygular, kafamızın içinde bir dünya oluşturan hayaller ve betimlemeler varlıklarını ve tesirlerini kelimelere borçludur. (III)Son romanım tam bir avcı işi oldu. (IV)Sözcük seçimindeki titizliğimi kendime yeniden kanıtladım. (V)Böylelikle edebiyatın veya eserlerin ne kadar ciddi şekilde oluşturulduğunu yeni nesillere de aktarmaya çalıştım. Yukarıdaki parça ikiye bölünmek istense ikinci paragraf kaçıncı cümleyle başlamalıdır?
I | |
II | |
III | |
IV | |
V |
Soru 21 |
Yalnız bizde değil, belki tüm dünyada belirli dillerin edebiyatı öne çıkmıştır. Çevirmenler yıllardır İngiliz, Fransız, Alman, İtalyan, Rus, İspanyol dillerinde yazılmış yapıtları dilimize kazandırmaya öncelik vermişlerdir. Bu, hiç kuşku yok ki, hem bu dillerin edebiyatının yüzyıllardır önemli ürünler vermiş olmasından hem de bu dillerden çeviri yapan çevirmenlerin yalnızca nicelik değil, nitelik bakımından daha ağır basmasından kaynaklanmıştır. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Her millettin edebiyat anlayışı birbirinden farklıdır. | |
Edebiyatta kültürel etkileşim söz konusu değildir. | |
Edebiyatta kültürel etkileşim söz konusu değildir | |
Çeviride esas olan orijinale bağlı kalmaktır. | |
Belli ulusların edebiyatlarının öne çıkmasının nedeni kalitedir. |
Soru 22 |
Her yıl yaklaşık otuz roman sinemaya uyarlanıyor. Yazarlar yazdıkları metinlerin senaristler, yönetmenler hatta stüdyo yöneticileri tarafından yeniden biçimlendirilmesini tedirgin gözlerle izliyorlar. Bu uyarlamalar, bazen orta karar, bazen muhteşem ve bazen de romandan farklı oluyor. Kimi zamansa romanı okumaya üşenip sinemaya gidip gören insanların meraklarını tatmin etmenin ötesine geçemiyorlar. Bu yıl da romanlardan uyarlanan pek çok film ciddi gişe başarıları elde etti. Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
Bu filmler gişede beklenen başarıyı gösteremiyorlar. | |
Filmi izlemek romanı okumaktan daha cazip geliyor, çoğu kez. | |
Sinema filmlerinin büyük bir kısmı romandan uyarlamadır. | |
Bazı yazarlar eserlerinin senaristlerin elinde olmasından kaygılanıyorlar. | |
Romanın filme uyarlanmasında bir standart yoktur |
Soru 23 |
…Aydın, kuşkulanan ve eleştiren insandır. Bu yüzden de egemen dünya görüşüyle sürekli çatışır. Oysa ‘büyük’ olmak sevdasındaki sanatçı, ünlü, ödülü hak edebilmek için uzlaşmayı ve kurulu düzeni seçer. Düşüncenin akışına göre, parçanın giriş cümlesi aşağıdakilerden hangisidir?
Büyük sanatçı kişisel çıkarları uğruna ödün verebilendir. | |
Gerçekte, aydın olmakla büyük sanatçı olmak aynı şeyler değildir. | |
Büyük sanatçı yaşadığı dönemi sorgulayan, hesap soran kişidir. | |
Çünkü başkalarının doğrularını benimseyen sanatçı büyüktür. | |
Bu nedenle gerçek sanatçılara özenenlerin, tuttuğu yol doğrudur. |
Soru 24 |
Bilindiği gibi hoşgörü, bilimsel görüşün, herhangi bir şeyi değerlendirme yönteminin vazgeçilmez öğesidir. Hoşgörü olmadan nesnel düşünce olmaz; gelişim süreçleri olmaz. Çünkü hoşgörü, insanı kafa bulanıklığından, düşünce donmuşluğundan yani dogmatik düşünceden kurtarır. Olmazlıkları yadsıyan bir düşünce birimidir hoşgörü. Her şeyi olur ve gelişir görür. Parçadan, hoşgörüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
Bilimsel görüşün temelini oluşturduğu | |
İnsanın düşünce ufkunu aydınlattığı | |
Nesnenin gerçekliğiyle sınırlı olduğu | |
İnsanın kendini tanıyıp aşmasını sağladığı | |
İnsanoğlunun en önemli meziyeti olduğu, onu ileri taşıdığı |
Soru 25 |
Hiçbir güç basını susturmaya yetmez. Halkın, gerçekleri öğrenmesi için nasılsa bir yol buluruz. Hak edenler, en zehirli eleştiri oklarını yemekten yine kurtulamaz. ‘Şu partinin yarısı hırsız’ demek suçsa, gazeteci: “Şu partinin yarısı hırsız değil.” diyerek de mesajını vermeyi bilir. Parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Gazeteci mesajını dolaylı yoldan verir. | |
Gazeteci haberi değişik kaynaklardan derler | |
İyi bir gazeteciden beklenen doğrunun yanında olmasıdır. | |
Yasaklar gazetecileri susturmaya yetmez. | |
Basın her durum ve koşulda gerçekleri gizlemeden verir |
Soru 26 |
Kimi toplumlarda vurucu, kırıcı, beli tabancalı kişiye yiğit, kabadayı ya da efe gözüyle bakılır. Oysa başka bir toplumda aynı ülkenin başka bir kesiminde, topluma karşıt kişi olarak görülebilir. Kimi ilkel topluluklarda, yoktan sesler duyan, kendi kendisiyle konuşan biri, ermiş kişi diye saygı görür. Gelişmiş bir toplumda ise ya deli ya da dengesiz kişi olarak damgalanır. Bu parçada asıl anlatılmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?
Şiddet bazı toplumlarda olumlu bir durumdur. | |
Her toplumun değişik davranış biçimleri o toplumu şekillendirir. | |
Davranış biçimleri değişik toplumlarda ya da kültürlerde ayrı anlamlar taşır. | |
Toplumun soyutladığı kişiler, olumsuz davranış şekilleri gösterir. | |
Kişinin yaşadığı çevre onun davranışlarını şekillendirir. |
Sınavı tamamlamak için butona tıklayınız, yanlışlarınız gösterilecektir.
26 tamamladınız.


Cevap Bırak